<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>NET TÜRK</title>
    <link>https://www.netturk.com.tr</link>
    <description>Net Turk TV</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.netturk.com.tr/rss/duny" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 05 May 2026 11:37:17 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.netturk.com.tr/rss/duny"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[AYM müşavirine dolandırıcılık davası!]]></title>
      <link>https://www.netturk.com.tr/aym-musavirine-dolandiricilik-davasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.netturk.com.tr/aym-musavirine-dolandiricilik-davasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet kurumunun güvenilirliğini sarsan "nitelikli dolandırıcılık" davasında, Anayasa Mahkemesi Basın Müşaviri Osman Arslan’ın adı geçmesi, hukuk sistemimizdeki çürük yapıları bir kez daha güzler önününe seriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.netturk.com.tr"><u><strong>NET TÜRK TV</strong></u></a></p>

<p><strong>ANALİZ</strong> ' HABER -&nbsp;Adalet, bu topraklarda gözleri bağlı, elinde terazisiyle hep bir semboldü. Ancak son yıllarda, terazisi şaştı, dengesi sarsıldı,&nbsp; Anayasa Mahkemesi gibi bir kurumun basın müşavirinin bile <em>"nitelikli dolandırıcılık" </em>davasında adı geçiyor olması bile, şapkamızı önümüze koyup düşünmemizi gerektiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong><img align="left" alt="" height="240" src="https://netturkcomtr.teimg.com/netturk-com-tr/uploads/2024/12/a-y-m.png" style="margin-left:0px; margin-right:10px" width="384" />ADALE</strong><strong>T VE PRESTİJ MESELESİ</strong></p>

<p>Bir milletin adalet kurumları, toplumsal prestijinin mihenk taşıdır. Adaletin içinden bir zırva çıkarsa, o milletin itibarı şeffaf bir cam gibi çatlar. Düşünün ki, Anayasa Mahkemesi’nin gölgesinde, yetkisini kullanan bir müşavirin ismi '<em>dolandırıcılık davası'</em>yla anılıyor.</p>

<p>Bir dava ki; İstanbul’un milli emlak arazilerinden, Antalya’nın güzelim topraklarına kadar, 40 milyon liradan fazla parayı hülleyle vatandaşın cebinden alıp başka ceplere akıtmış. İşin ucu o kadar ince ki, Anayasa’nın tepesindeki kurumun özlük sistemine kadar uzanıyor.</p>

<p><strong>ADALET KURUMUNUN ZAFİYETİ</strong></p>

<p>Sistemde o kadar büyük çürükler var ki, kimse kendisini sorumlu hissetmiyor. Mahkemede, <em>"o benim üzerime kalmaz," </em>diyen savunmalar, çürümüş duvarın çimentosu gibi şekil alıyor.</p>

<p>Oysa vatandaşı dolandrırmak bir yana, sırf adının böyle bir dosyada geçmesi bile bir kamu görevlisi için utanca yetecek bir durumdur. Ama biz, burada savunmaların absürt detaylarıyla boğuşuyoruz.</p>

<p><strong>HESAPLAR VE GERÇEKLER</strong></p>

<p>Osman Arslan'ın banka hesaplarına bakılıyor. Oğlu’nun hesabına yatırılan paralardan, suç tarihinde kuruma yazılan müzekkerelere kadar her detay ortada, gerçeklerin peşine düşenler bunları tek tek belirliyor.&nbsp; Ama buna rağmen, <em>"Benim bu işlerle hiçbir alakam yok," </em>savunması yapılabiliyor.</p>

<p><strong>ADALETİN ÇİZGİSİ</strong></p>

<p>Adaletin çizgisi, kalemle çizildiği kadar net olmalıydı. Ama şimdi o çizgi, birileri tarafından silikleştiriliyor. Adaleti, siyasi ya da bireysel çıkarların gölgesine sıkıştırırsanız; toplumun önüne kocaman bir kaos koyarsınız.</p>

<p>Bir Anayasa Mahkemesi basın müşavirinin adı, sahtecilik ve nitelikli dolandrıcılık davasında geçiyorsa, bu sistemin en temelindeki şüpheyi sorgulama zamanı gelmiştir.</p>

<p><strong>ADALETİN KILICI NEREDE?</strong></p>

<p>Anayasa Mahkemesi, bir hukuk anayasası çizmek üzere kurulmuş bir mekanizmadır. Basın müşavirinin öyle ya da böyle, suç dosyasında anılması bile, adalet kılıcının özünde pas tuttuğuna dair kuşku yaratıyor.&nbsp;</p>

<p>Ancak, bilinmeli ki "Adaletin kılıcı asla pas tutmaz", belki zaman alır ama erinde gecinde bu ortaya çıkar.</p>

<p><a href="http://www.netturk.com.tr">www.netturk.com.tr</a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ANALİZ'HABER, DAVA, OLAY'YERİ</category>
      <guid>https://www.netturk.com.tr/aym-musavirine-dolandiricilik-davasi</guid>
      <pubDate>Fri, 20 Dec 2024 23:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://netturkcomtr.teimg.com/crop/1280x720/netturk-com-tr/uploads/2024/12/2-kopyasi-24.png" type="image/jpeg" length="75289"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şimdi Hesap Zamanı!]]></title>
      <link>https://www.netturk.com.tr/cekin-fislerini-gitsin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.netturk.com.tr/cekin-fislerini-gitsin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.netturk.com.tr"><strong>NET TÜRK TV</strong></a></p>

<p>DAVA -&nbsp;Bebekler öldü. Özel hastaneler kazandı. Sistem çöktü. Ve sonunda “Yeni Doğan Çetesi” yargı önüne çıktı. Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dün başlayan dava, adaletin sınavı oldu. Bu sınavda sadece sanıklar değil, aynı zamanda devletin denetim mekanizmaları, sağlık sistemi ve vicdanlarımız da yargılanıyor.</p>

<p>KİMLER ÖLDÜ, KİMLER KAZANDI?</p>

<p>İddianame kan dondurucu. On bebek öldü. Bebeklerin aileleri davada “müşteki”. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) “suçtan zarar gören”. Özel hastaneler ve sağlık şirketleri ise “mâlen sorumlu”. 22’si tutuklu, toplam 47 sanık… Ama bu tabloda eksik bir şey var: Asıl suçlular nerede?</p>

<p>Davanın ilk duruşmasında öne çıkan bir gerçek var: Bebek ölümleri üzerinden sistematik bir rant düzeni kurulmuş. SGK’nın ilaç ödemelerinden, özel hastanelerin yoğun bakım kotalarına kadar her şey bir çarkın dişlisi gibi işliyor. Ve o dişlilerin arasına hayatlar sıkışıyor.</p>

<p>MAHKEME SALONU KİMLERE KAPALI?</p>

<p>Duruşma sabah 09.00’da başlayacaktı, ancak saatlerce gecikti. Salon yetersizdi. Aileler dışarıda bekletildi. Polis ve avukatlar arasında gerginlik yaşandı. Çete lideri Fırat Sarı, başında peruğu olmadan kürsüye geldiğinde aileler salona alındı. Ancak salonda sadece fiziksel bir yer değil, adaletin sesi de yoktu.</p>

<p>Baroların müdahillik talebi reddedildi. Türkiye Barolar Birliği, “çocuğun üstün yararını” savunarak davaya katılmak istedi. İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu, “Bu dava sadece sanıkların değil, sağlık sisteminin de yargılandığı bir süreçtir,” dedi. Ama mahkeme, baroları salona sokmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>MAĞDURLAR KONUŞUYOR: “BEBEĞİMİZİ ELİMİZDEN ALDILAR!”</p>

<p>Mağdur ailelerin anlattıkları insanın içini acıtıyor. Baba Yavuz Kaan Erol, “Bebeğim sapasağlam doğmuştu. ‘İki gün yoğun bakıma almamız gerekiyor’ dediler. Yoğun bakımda doktor yoktu. Günler sonra çocuğumuzu ağır engelli olarak teslim aldık,” dedi.</p>

<p>Başka bir mağdur, avukatı aracılığıyla, “Çocuklarımızı deneme tahtasına çevirdiler. SGK’dan ödeme almak için olmayan hastalıkları varmış gibi gösterdiler,” diyerek sanıklara çapraz sorgu yapılmasını talep etti.</p>

<p>ÇETE LİDERİNİN PERDESİ DÜŞÜYOR</p>

<p>Fırat Sarı… Çete lideri olduğu iddia edilen isim. Kürsüde kendinden emin bir şekilde, “Aylık gelirim 400 bin lira,” dedi. Ancak bu gelir, öldürülen bebeklerin üzerinden sağlandı. Mahkeme salonundaki sessizlik bu itirafın ağırlığını taşıyamadı.</p>

<p>Tutuklu itirafçı hemşire Hakan Doğukan Taşçı ise çarpıcı bir soruyla dikkat çekti: “Neden hastane sahipleri değil de biz hemşireler tutuklu?” Taşçı, çetenin sistemini detaylarıyla anlattı. İlaç fiyatlarından bebeklerin ölüme terk edilmesine kadar tüm düzeni gözler önüne serdi.</p>

<p>FİŞİ ÇEK GİTSİN!</p>

<p>Bir hemşire yardımcısının ifadesi tüyler ürpertti. “500 gramlık bir bebek vardı. Durumu kötüydü. Doktor, ‘Fişi çek gitsin,’ dedi. O çocuk orada öldü. Sabahına aileye teşekkür mektubu yazdırdılar,” dedi.</p>

<p>HASTANE SAHİPLERİ NEREDE?</p>

<p>Hemşire Taşçı’nın ifadesi sorulması gereken en büyük soruyu gündeme getirdi: “Hastane sahipleri neden dışarıda?” İddianamede yoğun bakım birimlerinden sorumlu doktorlar, hastane sahipleri ve yöneticiler yer almasına rağmen, tutuklu olanlar sadece alt kademede çalışan hemşireler ve teknisyenler. Taşçı, “Psikolojim bozuldu. Bir insanı suçlamak bu kadar kolay olmamalı,” dedi.</p>

<p>SAĞLIK BAKANI İSTİFA ETMELİ!</p>

<p>CHP Genel Başkan Yardımcısı Dr. Zeliha Aksaz Şahbaz, Bakırköy Adliyesi önünde sert bir açıklama yaptı: “Bu şehirde 19 hastanede çete faaliyetlerine göz yuman Sağlık Bakanlığı yetkilileri ve il sağlık müdürlüğü sorumludur. Bakan derhal istifa etmeli ya da görevden alınmalıdır!”</p>

<p>DAVUTOĞLU DÖNEMİNE UZANAN RAPOR</p>

<p>İYİ Parti Grup Başkanvekili Turan Çömez, sürecin Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun başbakanlığı dönemine uzandığını söyledi. Çömez, “2016’da Davutoğlu’nun eşi Sare Hanım, Kanuni Sultan Süleyman Eğitim Hastanesi’nde çeteler olduğuna dair ihbar aldı. Raporlar hazırladı, ama bir el devreye girdi ve bu raporlar kapatıldı,” dedi.</p>

<p>SİSTEM ÇÖKTÜ, BEBEKLER ÖLDÜ</p>

<p>Yargılama devam ediyor. Ancak bu dava, sadece 47 sanığın değil, tüm sağlık sisteminin yargılandığı bir süreç. Bebeklerin ölümünden kimin sorumlu olduğu, hangi çarkın kim tarafından döndürüldüğü açığa çıkacak mı? Yoksa bu dava da diğerleri gibi unutulup gidecek mi?</p>

<p>Adalet, o bebeklerin sessiz çığlıklarını duyabilecek mi?</p>

<p>Bekleyip göreceğiz…</p>

<p><a href="http://www.netturk.com.tr"><strong>www.netturk.com.tr</strong></a></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ANALİZ'HABER, DAVA, OLAY'YERİ</category>
      <guid>https://www.netturk.com.tr/cekin-fislerini-gitsin</guid>
      <pubDate>Tue, 19 Nov 2024 13:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://netturkcomtr.teimg.com/crop/1280x720/netturk-com-tr/uploads/2024/11/1001-4.png" type="image/jpeg" length="25629"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ayşe'nin hikayesi!]]></title>
      <link>https://www.netturk.com.tr/siz-mi-biz-mi-yoksa-hepimiz-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.netturk.com.tr/siz-mi-biz-mi-yoksa-hepimiz-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.netturk.com.tr"><u><strong>NET TÜRK TV</strong></u></a></p>

<p>GERÇEK ' HİKAYE - Ayşe'nin hikâyesi, bu topraklarda her gün yeniden yazılan aynı kara yazının bir parçasıydı. Muş'un Korkut ilçesine bağlı Azaklı köyünde 20 Nisan 1997'de doğmuştu Ayşe, baharın çiçekleri açarken dünyaya gelen bir kız çocuğuydu. Ama bu köyde kadınlar, bahar gibi taze doğsalar bile, solmuş yapraklar gibi toprağa karışırlardı.</p>

<p>Onun hayalleri vardı. Bir gün kendi ayakları üzerinde durmayı, güçlü bir kadın olmayı düşlüyordu. Ama bu hayaller, ellerini çatlatan soğuk topraklarda ve çamurlu yollarda kolayca kirlenirdi. Ayşe bunu erken öğrenecekti.</p>

<p>*&nbsp; *&nbsp; *</p>

<p>KÖYÜN KARA GÖLGESİ</p>

<p>Cihan Oral… Köyde herkesin bildiği ama adını anmaktan çekindiği bir isim. Onun adı geçtiğibde kahvehanede konuşanlar susar, kimse çıt çıkarmazdı. Çünkü, herkes ondan çekinir, şiddetinden korkardı. Karısını çocuklarını dövdüğü, sık sık herkesin ortasında itip kaktığı azarladığı biliniyordu. Ama kimse ona karışmaz, gözleri önünde <em>“kadının kaderini</em>” yaşamasını görmezden gelir, susarlardı.</p>

<p>Cihan'ın gözü Ayşe'ye ilk köy pazarında ilişti. Gözleri avına kilitlenen bir yırtıcı gibi Ayşe'yi süzmüştü. Ayşe, bu bakışların farkındaydı. Ama önemsemedi. Kendini savunabilecek kadar güçlü olduğunu düşünüyordu. Cesurdu Ayşe ama bu topraklarda cesaret, bir kadını hayatta tutmaya yetmezdi.</p>

<p>*&nbsp; *&nbsp; *</p>

<p>VAATLER VE YALANLAR</p>

<p>Cihan, Ayşe'ye yaklaşmanın yollarını arıyordu. Önce sözlü tacizler başladı. <em>“Güzelsin”</em> dedi. <em>“Seninle evlenmek istiyorum.”</em> Ayşe, bu sözleri duymazdan geldi. Ama Cihan pes etmedi. Sürekli karşısına çıkıyordu; pazarda, camii avlusunda, dar köy yollarında.</p>

<p>Bir gün Cihan, doğrudan Ayşe'nin ailesinin kapısını çaldı. Yanında hediyeler getirmişti. Bakır tepsilerde şekerler ve kumaşlar vardı, <em>“Kızınızı istiyorum”</em> dedi. Ancak Ayşe’nin babası bu isteği öfkeyle reddetti. Cihan’ı kapıdan kovdu. Çünkü köyde bile Cihan gibi bir adam, Ayşe gibi bir kıza layık görülmüyordu.</p>

<p>Ama Cihan geri adım atmadı. Öfkesi gözlerinden okunuyordu. <em>“Onu alacağım”</em> dedi, <em>“Ya benim olur ya da hiç kimsenin.”</em></p>

<p>*&nbsp; *&nbsp; *</p>

<p>BİR TELEFONLA YIKILAN HAYAT</p>

<p>Cihan’ın tehditlerinden kaçmak isteyen Ayşe, ondan tamamen uzak durmaya çalıştı. Ancak bir gün telefonu çaldı. Karşıdaki kadın sakin bir sesle konuştu:</p>

<p><em>“Ben Cihan’ın karısıyım. Altı çocuğumuz var, yedincisine hamileyim. Sana bunu söylemek zorundayım, sakın onun oyunlarına kanma…”</em></p>

<p>Ayşe'nin içi buz kesti. Cihan'ın evli olduğunu öğrenmişti. Derhal onunla iletişimini kesti. Telefonunu engelledi. Ama bu karar, Cişhan’ın sapkın hırsını durdurmaya yetmedi.</p>

<p>* * *</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>GÖLGE GİBİ TAKİP</p>

<p>Cihan, bir avcı gibi Ayşe'nin peşini bırakmıyordu. Onun gittiği her yerde karşısına çıkıyordu; “Sen benim olacaksın” diyordu. Ayşe'nin korkusu giderek büyüyordu. Babası, bu tehditlere karşı jandarmaya başvurmayı önerdi. Ama köyün ileri gelenleri, <em>“Devlete bulaşmayın”</em> dediler. “Bu işker devlete taşınırsa daha kötü olur”.</p>

<p>Bu sözler, Ayşe'nin ailesini sessizliğe itti. Ama bu topraklarda sessizlik, her zaman suçun en büyük ortağıydı.</p>

<p>* * *</p>

<p>KAÇIRILMA GÜNÜ</p>

<p>Kasım’ın soğuk bir günüydü. Ayşe, küçük kardeşi Hacer’le dışarıdaydı. Köy yolunda devam eden lacivert bir araba yanlarında durdu. Arabanın içinden inen Cihan, yanında bir adamla birlikte Ayşe'ye doğru yürüdü. Elinde bir silah vardı.</p>

<p>Hacer, korkuyla ablasına sarıldı. <em>“Yalvarırım bırak!”</em> diye bağırıyordu. Ama Cihan, Ayşe'yi saçından çekerek arabaya bindirdi. Hacer, olduğu yerde taş kesildi<em>.</em></p>

<p>Cihan, Ayşe'yi ıssız bir yere götürdü. Orada, o karanlık yerde, insanlık onurunu çiğneyerek Ayşe’ye tecavüz etti. Daha sonra onu serbest bıraktı. Çünkü Cihan’ın zihninde, Ayşe artık <em>“Onun”</em>du.</p>

<p>* * *</p>

<p>ADALETİN YÜZ KARASI</p>

<p>Ayşe, yaşadığı dehşeti ailesine anlattı. Hemen jandarmaya başvurdular. Adli tıp raporları, kardeşinin tanıklığı… her şey ortadaydı.</p>

<p>Ama mahkeme Cihan’ı <em>“adli kontrol”</em> şartıyla serbest bıraktı. Ayşe’nin <em>“koruma kararı”</em> sadece bir kağıttan ibaretti. Bir <em>“tweet atan”</em> insanlar hapse girerken, bir tecavüzcü sokaklarda özgürce dolaşıyordu.</p>

<p>* * *</p>

<p>KANLI GECE</p>

<p>Cihan, mahkeme kararını hiçe saydı. Sürekli tehdit mesajları gönderdi. <em>“Beni kabul edeceksin”</em> diyordu. Ayşe'nin ailesi, yeniden devlete başvurdu. Ama yanıt alamadı. Devlet, bir kez daha sessiz kaldı.</p>

<p>9 Mart gecesi, Cihan uzun namlulu bir silahla Ayşe'nin evine girdi. Saat gecenin üçüydü. Herkes uyuyordu. O karanlık gece, köyde yükselen silah sesleriyle aydınlandı. Cihan, Ayşe'yi öldürdü, babasını ve ağabeyini de katletti. Annesi ağır yaralandı. Devlet, o gece de yoktu.</p>

<p>* * *</p>

<p>SONRASI: ADALETİN ÇÜRÜMÜŞ YÜZÜ</p>

<p>Cinayetin ardından Cihan hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Ama bu karar çok geçti. Ayşe ve ailesi toprağa verilmişti bile. Cihan ise hala bulunamadı. Devlet, onun izini sürmekte başarısız oldu. Köyde herkes suskundu. İnsanlar korkudan onun adını bile anmıyordu.</p>

<p>Yargı, Ayşe'yi koruyamadığı gibi onu bir kurban haline getirdi. Mahkemelerin verdiği “adli kontrol” kararları, kadınların hayatlarını koruyamadı. Koruyamadığı için bu sistem utanmayı bile unuttu..</p>

<p>* * *</p>

<p>AYŞE'Yİ KİM ÖLDÜRDÜ?</p>

<p>Cihan mı? Evet ama tek başına değil. Ayşe'yi adaletsizliğin sessizliği öldürdü. Bu toprakların kadın düşmanı teröristleri öldürdü. Mahkemelerin ihmalleri, koruma kararlarının kağıt üzerindeki etkisizliği öldürdü. Ayşe'yi bu cinayetleri görmeyip sessiz kalanlar öldürdü. Bu düzene ses çıkmayanlar öldürdü. Kadınların kaderini değiştirmeyi imkansız sananlar öldürdü.</p>

<p><a href="http://www.netturk.com.tr">www.netturk.com.tr</a></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GERÇEK'HİKAYE, OLAY'YERİ, OLAY'YERİ</category>
      <guid>https://www.netturk.com.tr/siz-mi-biz-mi-yoksa-hepimiz-mi</guid>
      <pubDate>Sat, 16 Nov 2024 23:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://netturkcomtr.teimg.com/crop/1280x720/netturk-com-tr/uploads/2024/11/aysee100.png" type="image/jpeg" length="86949"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yasadışı Bahis Operasyonu!]]></title>
      <link>https://www.netturk.com.tr/mehmet-ali-erbil-ve-serdar-ortaca-gozalti-soku</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.netturk.com.tr/mehmet-ali-erbil-ve-serdar-ortaca-gozalti-soku" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.netturk.com.tr">NET TÜRK TV</a></strong></p>

<p><strong>OLAY</strong>' <em>YERİ </em>-&nbsp;Yasa dışı bahis reklamlarına yönelik yürütülen geniş çaplı soruşturma, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medya fenomenlerinden ünlü isimlere kadar uzanan geniş bir ağın yasa dışı bahis tanıtımında yer aldığını tespit etti. Bu soruşturmada, ünlü şovmen Mehmet Ali Erbil ve ünlü şarkıcı Serdar Ortaç’ın da yer alması dikkat çekiyor. Toplamda 20 kişinin ismi bu dosyada geçiyor.</p>

<p>ÜNLÜLERİN ROLÜ ORTAYA ÇIKTI</p>

<p>Sosyal medyada yasa dışı bahis reklamları yaparak kazanç sağladıkları iddia edilen isimler, bir bir soruşturma kapsamında gözaltına alınmaya başlandı. Mehmet Ali Erbil ve Serdar Ortaç’ın da bu listede yer alması, magazin dünyasında şok etkisi yarattı. Erbil ve Ortaç, yasa dışı bahis sitelerinin tanıtımlarında yer alarak insanları bu platformlara yönlendirmekle suçlanıyor.</p>

<p>Başsavcılığın talimatıyla harekete geçen İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, belirlenen adreslerde operasyonlar düzenledi. Baskınlar sonucunda, Erbil ve Ortaç dahil 16 kişi gözaltına alınarak sorguya alındı. Emniyet yetkilileri, bu reklamların yasa dışı bahis sitelerine büyük bir müşteri kitlesi sağladığını ve toplumsal zarara yol açtığını vurguluyor.</p>

<p>BATUHAN KARADENİZ VE FENOMENLER DOSYADA</p>

<p>Dosyada yer alan isimler arasında dikkat çeken bir diğer kişi ise eski futbolcu Batuhan Karadeniz. Uzun zamandır yurtdışında bulunan Karadeniz için de yakalama kararı çıkarıldı; yurda giriş yaptığı anda gözaltına alınması planlanıyor. Ayrıca sosyal medya fenomenleri İbrahim Yılmaz, Muzaffer Zorbey Erkoçlar, Sefa Caner Sarıçam ve Rus-Türk vatandaşı Aleksander Mensikof da soruşturmanın hedefinde. Bu isimlerin yasa dışı bahis sitelerine üye kazandırmak için sosyal medya hesaplarından reklam yaptığı belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>UĞUR DÜNDAR YILLAR ÖNCE UYARMIŞTI</p>

<p>Ünlü gazeteci Uğur Dündar, yıllar önce kaleme aldığı köşe yazısında Mehmet Ali Erbil ve Serdar Ortaç’ın kumar reklamlarına alet olduğunu sert ifadelerle eleştirmişti. “Mehmet Ali Erbil ve Serdar Ortaç kumar reklamı yaparak suç işliyorlar!” başlıklı yazısında Dündar, bu ünlülerin kumarhane reklamlarında yer almasının topluma zarar verdiğini belirterek şunları söylemişti:</p>

<p>“Yılların başarılı şovmeni Mehmet Ali Erbil’in Kıbrıs’taki bir kumarhanede 500 bin lira kazandığı haberini okurken, aklıma Serdar Ortaç’la ilgili benzer haberler geldi. Kumar ve kumarhane reklamı yapılması, toplumun kumara özendirilmesi anlamına geliyor. Yaşanan bunca acıya ve toplumsal felaket boyutuna varan kumar bağımlılığına rağmen, bu isimlerin kumarhane reklamına alet olmaları üzüntü verici.”</p>

<p>Dündar, bu yazısında kumarın bağımlılığa yol açtığını ve insanları maddi ve manevi çöküntüye sürüklediğini belirtmişti. Yazısının sonunda ise, “Kumarda tek kazanan kumarhane sahipleridir,” diyerek Erbil ve Ortaç gibi isimleri bu tür reklamlardan uzak durmaları konusunda uyarmıştı.</p>

<p>FATİH ALTAYLI’DAN SERT ÇIKIŞ</p>

<p>Bir diğer gazeteci Fatih Altaylı da bu olayların ardından sert bir yorumda bulundu. Erbil ve Ortaç’ın yasa dışı bahis reklamlarında kullanılmasını “akıl dışı” olarak nitelendiren Altaylı, “Yanlış reklam yüzü… Varını yoğunu kumarda kaybetmiş, kendini madara etme noktasına getirmiş insanları reklam yüzü yapmak gibi bir hata olabilir mi?” diyerek tepki göstermişti. Altaylı, kumar mağdurlarının hayatlarının altüst olduğunu ve bu kişilerin reklam yüzü yapılmasının insanlara yanlış bir mesaj verdiğini vurgulamıştı.</p>

<p>YASA DIŞI BAHİSİN TOPLUMSAL ZARARLARI</p>

<p>Uzmanlar, yasa dışı bahis ve kumar reklamlarının topluma zararlarına dikkat çekiyor. Bu tür içeriklerin, özellikle gençleri kolay para kazanma vaadiyle cezbettiğini belirten uzmanlar, insanların hızlı kazanç uğruna mali ve sosyal olarak büyük kayıplar yaşadığını ifade ediyor. Ünlü isimlerin bu tür reklamlarda yer alması ise toplumsal sorumluluk açısından eleştiri konusu.</p>

<p>OPERASYONLAR DEVAM EDİYOR</p>

<p>Emniyet güçleri, operasyon kapsamında kaçak durumda olan diğer şüphelileri yakalamak için çalışmalarını sürdürüyor. Yapılan açıklamalarda, yasa dışı bahis faaliyetlerine karışan tüm isimlerin adalet önünde hesap vereceği vurgulanıyor. Toplumu zararlı alışkanlıklara sürükleyen bu tür olaylar, sadece bireysel değil toplumsal bir sorun olarak görülüyor ve ünlü isimlerin bu sorumluluk altında dikkatli olması gerektiği sıkça hatırlatılıyor.</p>

<p><a href="http://www.netturk.com.tr"><strong>www.netturk.com.tr</strong></a></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>OLAY'YERİ, OLAY'YERİ</category>
      <guid>https://www.netturk.com.tr/mehmet-ali-erbil-ve-serdar-ortaca-gozalti-soku</guid>
      <pubDate>Mon, 11 Nov 2024 14:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://netturkcomtr.teimg.com/crop/1280x720/netturk-com-tr/uploads/2024/11/bahis.png" type="image/jpeg" length="86126"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'de Hukuk Fakülteleri dökülüyor!]]></title>
      <link>https://www.netturk.com.tr/turkiyede-hukuk-fakulteleri-dokuluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.netturk.com.tr/turkiyede-hukuk-fakulteleri-dokuluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı, kısaca HMGS. 9 bin 142 yeni mezun girdi. ÖSYM açıkladı. 9 bin 142 kişiden sadece yüzde 42’si barajı geçti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.netturk.com.tr"><u><strong>NET TÜRK TV</strong></u></a></p>

<p>YARGI -&nbsp;Eskiden hukuk mezunuysan ya stajını yapar avukat olurdun ya da sınava girer, hâkim, savcı. Yol belliydi yani…</p>

<p>Ama 2019’da işler değişti. Mezuniyet yetmez dediler, bir de üstüne sınav koydular. Dediler ki, “Sınavdan geçemezsen ne staj, ne avukatlık, ne hâkimlik!”</p>

<p>Ve 2020 yılında hukuk fakültesine giren gençler için bu sınav zorunlu hale geldi. İlk uygulama 20 Eylül’de yapıldı. Adı da süslü: Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı, kısaca HMGS. 9 bin 142 yeni mezun girdi. 100 soru, 130 dakika. Baraj puanı 70.</p>

<p>Şaka gibi ama 70’i geçemeyen staj yapamıyor, hâkim-savcı sınavına giremiyor.</p>

<p>SONUÇ? BARAJI GEÇEN AZINLIK</p>

<p>ÖSYM açıkladı. 9 bin 142 kişiden sadece yüzde 42’si barajı geçti. Yani bu sınava girenlerin yarısından fazlası “kaldı!”</p>

<p>Böyle bir sonuçla, eğitim sistemi mi sorgulanır sorgulanmaz mı? Herkes şaşkın.</p>

<p>ÜLKEDE HUKUK FAKÜLTESİ PATLAMASI</p>

<p>Türkiye’de toplam 92 hukuk fakültesi var, 45’i devlet üniversitesi. Öğrenci kontenjanı desen 16 binin üzerinde. Hukuk fakültesi fakülte olalı böyle bolluk görmedi!</p>

<p>Bir dekan, ilahiyatçı. Öbürü tarihçi. Başka bir tanesi ise arşivcilikten gelme. Hatta vekaleten yürütülüyor bazı görevler. Hukuk fakültelerinde bir profesör bile yok bazı yerlerde.</p>

<p>Öyle fakülteler var ki, 770 öğrencisi var ama doçenti bile yok.</p>

<p>ÖĞRETİM KADROLARI NERDE?</p>

<p>Mesela Çankırı Karatekin Üniversitesi… 770 hukuk öğrencisi var ama doçent bile yok.</p>

<p>Bu eğitim kalitesi mi?</p>

<p>İstanbul Bilgi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Adem Sözüer, “Bu kadar çok fakülte açmanın kimseye faydası yok!” diyor. “10-15 yıl içinde Türkiye’de yüz kadar hukuk fakültesi açıldı. Bu kadar mezun, bu kadar kalitesiz eğitimle nereye gidiyoruz?”</p>

<p>SINAV: EZBER, EZBER, BİRAZ DAHA EZBER</p>

<p>Hukukçular isyan ediyor. İstanbul Üniversitesi’nden mezun Eril Çolak anlatıyor: “67 puan aldım, barajı geçemedim. Fakültede muhakeme yapmayı öğrendik ama sınavda ezber bilgiler soruldu. Orhun Kitabeleri’ni sordular. Edebiyat bilgisiyle mi avukat olacağız?”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bir başka mezun, “Fakültede ikinci oldum ama sınavdan 68 aldım, geçemedim” diyor. “Fakültede hep olay çözmeye yönelik pratik çalışmalar yaptık ama sınav ezbere sorulardan ibaretti.”</p>

<p>ALMANYA İLE FARK? GÖKYÜZÜ KADAR!</p>

<p>Girne Amerikan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Köksal anlatıyor: Almanya’da sınav mı var? Var. Ama gerçek bir dava gibi. Bir olay veriliyor, çöz bakalım diyorlar. Kanunlar serbest, hatta bazı sınavlarda kitap bile açılıyor. Türkiye’de ne var? Ezberci sistem.</p>

<p>ÇÖZÜM? SİSTEMİ BAŞTAN YAPMAK</p>

<p>Adem Sözüer ve Mehmet Köksal diyor ki, “Bu sınav iptal edilmeli.” Mevcut sistemin hukukçuları ezbere dayalı bir hale getirdiğini söylüyorlar. Almanya gibi olayı çözmeye dayalı bir sınav olmalı, değerlendirmeyi de bir jüri yapmalı diyorlar.</p>

<p>FAKÜLTELER TEST DERSHANESİ OLMASIN</p>

<p>Bir de endişe var tabii. Hukuk fakülteleri, HMGS sınavına göre eğitim vermeye başlarsa, fakülte değil test çözen dershanelere dönecek. Prof. Dr. Somer uyarıyor: “Bu sınavda başarılı olmak için eğitim sistemi değişirse, hukuk fakültelerinin adı test dershanesine çıkar.”</p>

<p>Türkiye’de hukuk eğitimi ne durumda? Fakülteler, kontenjanlar, sınavlar ve sonuçlar ortada. Avukat mı yetiştiriyoruz, ezber yapan mı? İşin özü şu: Fakülte açmakla hukukçu yetişmiyor!</p>

<p><a href="http://www.netturk.com.tr"><strong>www.netturk.com.tr</strong></a></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ANALİZ'HABER, OLAY'YERİ</category>
      <guid>https://www.netturk.com.tr/turkiyede-hukuk-fakulteleri-dokuluyor</guid>
      <pubDate>Sun, 03 Nov 2024 16:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://netturkcomtr.teimg.com/crop/1280x720/netturk-com-tr/uploads/2024/11/hukuk.png" type="image/jpeg" length="33935"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Silahlı şiddet artıyor, umutlar tükeniyor!]]></title>
      <link>https://www.netturk.com.tr/silahli-siddet-artiyor-umutlar-tukeniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.netturk.com.tr/silahli-siddet-artiyor-umutlar-tukeniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.netturk.com.tr"><u><strong>NET TÜRK TV</strong></u></a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye’de silahlı şiddet haberleri gazete sayfalarını doldururken, sokaklar her geçen gün biraz daha tehlikeli hale geliyor. Umut Vakfı’nın 2024 verilerine göre, sadece bu yılın ilk dokuz ayında 2719 silahlı olay yaşandı. Bu olaylarda 1676 insan hayatını kaybetti, 2869 kişi yaralandı. Ve biz hâlâ bireysel silahsızlanmayı konuşuyoruz.</p>

<p><strong>SİLAHLAR SUSMUYOR</strong></p>

<p>İstatistikler, rakamlar soğuktur. Ama düşünün bir… 1676 can… Hepsi birer rakam değil, birer hayat... Ve ne yazık ki hepsi bireysel silahlanmanın kurbanı. Peki bu rakamların arkasında ne var? Öfke, nefret, kutuplaşma... Toplumda insanlar arasında kopan bağlar...</p>

<p>Umut Vakfı, yıllardır silahlı şiddetle mücadele ediyor. Ama bir sonuç alabiliyor muyuz? Her yıl biraz daha fazla insan silahla vuruluyor. Suç örgütleri sokaklarımızda cirit atıyor. Daltonlar, Redkitler, Barış Boyun çetesi... Hangi ismi verirseniz verin, gerçek değişmiyor. Silahların hüküm sürdüğü bir dünyada yaşıyoruz. Ve bu çeteler, toplumun korkusunu besliyor.</p>

<p><strong>SOKAKLARDAKİ KORKU</strong></p>

<p>İzmir'de bir ev kadını, Serpil Hanım, VOA Türkçe’ye dert yanıyor: “Valla güvende hissetmiyoruz. Trafikte bile adam hemen silahını çıkarıyor.” Bu cümle aslında her şeyi özetliyor. Sokakta yürürken, trafikte ilerlerken, markete giderken... Her an bir silahın gölgesinde yaşamak... Peki, biz ne ara böyle olduk?</p>

<p>Çocuklarımız bile şiddete meyilli diyor Serpil Hanım. Çünkü şiddeti evde öğreniyorlar, dizilerde izliyorlar. Ellerine oyuncak silah veriyoruz, sonra büyüyüp gerçek silahlarla oynadıklarında şaşırıyoruz. Oysa sorun çok derin, çok daha köklü. Şiddet bir kültür haline geldiğinde, çözüm de zorlaşıyor.</p>

<p><strong>“HERKES SİLAH ALIYOR, NEDEN?”</strong></p>

<p>Emekli Uğur Bey ise meseleyi biraz daha geniş perspektiften ele alıyor: “İnsanlar kendini güvende hissetmediği için silahlanıyor” diyor. Yani güvenlik kaygısıyla bireysel silahlanma artıyor. Bir de diziler… Dizilerde izlediğimiz o kahramanlar var ya, onların ellerindeki silahlar bizi etkiliyor. Bir zamanlar kitaplardan okuduğumuz kahramanlar vardı, şimdi ise dizilerde silahla adalet dağıtanlar.</p>

<p>Teknisyen Rahmi Bey’in söylediği de düşündürücü: “Pompalı tüfekleri herkes almış, ruhsata kim bakıyor ki?” Türkiye’de silah edinmenin bu kadar kolay olması korkutucu değil mi? Ruhsatlı ya da ruhsatsız, fark etmiyor. Bir silahın ateşlenmesi için bir anlık öfke yetiyor.</p>

<p><strong>UMUT VAKFI’NDAN ÖNERİLER</strong></p>

<p>Umut Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Yasemin Giritli İnceoğlu, Türkiye’de artan silahlı şiddetin sebeplerini sosyoekonomik, kültürel ve politik dinamiklerle açıklıyor. “Gelir dağılımındaki adaletsizlik, yoksulluk, işsizlik... Tüm bunlar şiddeti körüklüyor” diyor. Ama en büyük sorun, bireylerin kolayca silah edinebilmesi. Silah edinme konusunda denetimler yetersiz. Silah, artık bir çözüm aracı olarak görülüyor.</p>

<p>Silahlanma bir yaşam hakkı ihlali değil midir? Bir insanın hayatını sona erdirmek, elindeki silahtan güç almak, toplumu daha da tehlikeli bir hale getirmek... Umut Vakfı, çözüm önerilerini sıralıyor. Ruhsat almanın daha zorlaştırılması, psikolojik sağlığın detaylı incelenmesi, silah sayısının sınırlanması... Ama bunlar ne kadar hayata geçirilecek?</p>

<p>Silahların gölgesinde yaşıyoruz. Daha ne kadar böyle devam edecek? Silahlı şiddetle dolu bir ülkede, bireysel silahsızlanma olabilecek mi?&nbsp;</p>

<p><a href="http://www.netturk.com.tr">www.netturk.com.tr</a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>OLAY'YERİ, OLAY'YERİ</category>
      <guid>https://www.netturk.com.tr/silahli-siddet-artiyor-umutlar-tukeniyor</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Sep 2024 12:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://netturkcomtr.teimg.com/crop/1280x720/netturk-com-tr/uploads/2024/09/silah.png" type="image/jpeg" length="90841"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Av. Gönenç Gürkaynak!]]></title>
      <link>https://www.netturk.com.tr/av-gonenc-gurkaynak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.netturk.com.tr/av-gonenc-gurkaynak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><u><strong>NET TÜRK TV</strong></u></p>

<p>Son yıllarda Türkiye’de en çok vergi ödeyen avukatlardan biri olarak dikkat çeken Av. Gönenç Gürkaynak, bu başarısını uluslararası dijital platformların avukatlığını üstlenerek elde etti. Google, X (eski Twitter), Wikipedia ve Booking gibi teknoloji devlerinin avukatı olan Gürkaynak, aynı zamanda Türkiye’nin en zengin ailelerinin davalarına da bakıyor.</p>

<p>&nbsp;VERGİ REKORTMENLERİ LİSTESİNDE İLK 100’DE</p>

<p>Patronlar Dünyası'ndan Murat Kaya'nın haberine göre; Gönenç Gürkaynak, 2014’ten bu yana Türkiye’deki vergi rekortmenleri listesinde yer alıyor. 2022’de 84 milyon 904 bin lira, 2023’te ise 144 milyon lira vergi ödeyerek sıralamada üst sıralarda yer aldı. Yıllık gelirleri, zengin iş insanları ve şirket temsilcileriyle yan yana gelmesini sağladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>KÜRESEL BAŞARININ SIRRI</p>

<p>&nbsp;48 yaşındaki Gürkaynak, emsalsiz başarısını hukukçu mesleğine duyduğu saygı ve disiplinli çalışma ile elde etti. Harvard Üniversitesi’nde yüksek lisans ve University College London’da Hukuk Felsefesi Doktorası yaparak uluslararası bir avukat olarak tanındı. 25 yıllık deneyimiyle, dünya çapındaki teknoloji devlerinin davalarını üstleniyor.</p>

<blockquote>
<p>ACUN ILICALI İLE VERGİ TARTIŞMASI</p>

<p>Gönenç Gürkaynak, Türkiye’nin en çok vergi ödeyen avukatlarından biri olarak tanınırken, Acun Ilıcalı ile yaşadığı vergi tartışması, kamuoyunun ilgisini çekti. 2018 yılında Acun Ilıcalı, bir canlı yayında Avrupa'dan bir futbol kulübü alabileceğini belirtmişti. Bu açıklama, Gürkaynak’ın sosyal medya hesaplarından yaptığı yorumlarla yanıt buldu.</p>

<p>Gürkaynak, o dönemde vergi rekortmenleri listesinde Ilıcalı’nın 83. sırada yer aldığını ve kendisinin ise 9. sırada olduğunu belirtti. Bu bağlamda, Gürkaynak, Ilıcalı’nın büyük bir kulüp alabilecek kadar vergi ödemediğini ima etti. Ilıcalı, Gürkaynak’ın bu yorumuna karşılık, vergi ödemesinin reklamını yapmak için kendisini kullandığını belirtti ve “Verdiğin verginin reklamını yapmak için beni kullanma” açıklamasını yaptı.</p>

<p>Gürkaynak, Ilıcalı’nın yanıtına, vergi vermesi ile ilgili olarak herhangi bir reklam düşüncesinde bulunmadığını belirterek, Avrupa’dan bir kulüp alma konusunda kendisiyle mutabık kaldıklarını ifade etti. Bu tartışma, her iki ismin de vergi ödemeleri konusunda kamuoyunda daha fazla dikkat çekmelerine neden oldu ve Gürkaynak’ın vergi rekortmeni olarak konumunu bir kez daha ön plana çıkardı.</p>
</blockquote>

<p>GENÇLERE TAVSİYELER</p>

<p>Başarılı avukat, gençlere şans ve çevrenin önemine dikkat çekerken, sıkı çalışmanın ve azimli olmanın gerekli olduğunu vurguluyor. Kendi başarısının, “Hukuk fakültesinden vergi rekortmeni yapacak bir müvekkil irtibatıyla mezun olmadım, çok çalıştım ve çevrem gelişti” şeklinde özetliyor.</p>

<p>SOSYAL MEDYA VE AİLE BİRLEŞİMİ</p>

<p>Gürkaynak, sosyal medyada aktif bir kullanıcı olarak ailevi değerlerine ve iş yaşamına olan bağlılığını ön plana çıkarıyor. Teknolojiyi etkili bir şekilde kullanarak başarılı bir kariyer inşa etti. Ayrıca, aile birliği ve destekleyici çevrenin başarısındaki önemine dikkat çekiyor.</p>

<blockquote>
<p>PUDRA ŞEKERİ” SAVUNMASI</p>

<p>Mart 2021'de, AK Parti Genel Merkezi’nde görevli Kürşat Ayvatoğlu’nun lüks bir araçta uyuşturucu madde kullanırken çekilen görüntüleri sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Gözaltına alınan Ayvatoğlu, uyuşturucu maddeyi "pudra şekeri" olarak nitelendirerek ilginç bir savunma yaptı. Bu savunma, kamuoyunda ve medyada geniş bir tartışma yarattı.</p>

<p>Gönenç Gürkaynak, bu tartışmanın ardından sosyal medya hesabından dikkat çekici bir paylaşımda bulundu. 28 Mart 2021 tarihinde yaptığı paylaşımında, “Kürşat Ayvatoğlu'nun pudra şekeri savunmasının mucidi avukatın seneye vergi rekortmenliğini benden devralmasını bekliyorum. O kabiliyete ihtiyaç bitmez” ifadelerini kullandı. Bu yorum, Ayvatoğlu’nun savunmasının hukuk dünyasındaki önemine ve garipliğine dikkat çekme amacı taşıyordu.</p>

<p>Gürkaynak’ın paylaşımı, Ayvatoğlu’nun "pudra şekeri" savunmasını eleştiren bir mizah olarak algılandı. Avukat, bu savunmanın hukuki yetenek gerektiren bir durum olmadığını, aksine ironik bir yaklaşım sergilediğini belirterek, böyle bir savunmayı yapabilen bir avukatın vergi rekortmeni olmasının anlamlı olabileceğini vurguladı. Gürkaynak’ın bu esprili yorumu, hem sosyal medyada hem de genel kamuoyunda büyük yankı uyandırarak, hem hukuk dünyasının hem de toplumun ilgisini çekti.</p>
</blockquote>

<p>TARTIŞMALAR VE POLEMİKLER</p>

<p>Gürkaynak, Acun Ilıcalı ile yaşadığı vergi tartışması ve Malta vatandaşlığına geçişiyle de gündemde oldu. Ayrıca, "pudra şekeri" savunmasıyla dikkat çekti ve hukukun önemini vurgulayan paylaşımlar yaptı.</p>

<p>KÜRESEL ÇALIŞMALAR VE AKADEMİK BAŞARILAR</p>

<p>Gürkaynak, Bilderberg Toplantıları’na katıldı, uluslararası akademik yayınlarda 100'ün üzerinde çalışma yayımladı ve çeşitli konferanslarda konuşmacı olarak yer aldı. Türk Lirası’nın değer kazanması için hukukun önemini vurgulayan açıklamalarıyla da tanınıyor.</p>

<p>Gönenç Gürkaynak, hukuk ve iş dünyasında başarılarıyla gençlere ilham vermeye devam ediyor.</p>

<p>&nbsp;<strong>&nbsp;www.netturk.com.tr</strong></p>

<p><u><strong><em>GÖNENÇ GÜRKAYNAK KİMDİR?</em></strong></u></p>

<p><em>Gönenç Gürkaynak, 1976 yılında Ankara’da doğdu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden lisans derecesini aldıktan sonra, 1998 yılında avukatlığa başladı. Harvard Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde yüksek lisans yaptı ve İngiltere’deki University College London’da Hukuk Felsefesi Doktorası derecesini aldı. 2004 yılında İngiltere ve Galler Barosu'na kabul edildi.</em></p>

<p><em>Gürkaynak, teknoloji devleri Google, X (Twitter), Wikipedia ve Booking gibi uluslararası dijital platformların avukatlığını yapıyor. Ayrıca, Türkiye’deki zengin ailelerin dava dosyalarına da bakıyor. 2014 yılından itibaren Türkiye’nin vergi rekortmenleri listesinde yer alıyor.</em></p>

<p><em>Avukatlık kariyerinde birçok uluslararası davada yer aldı ve Bilderberg Toplantıları’na katıldı. Ayrıca, rekabet hukuku, internet hukuku ve ifade özgürlüğü gibi konularda 100'ü aşkın akademik çalışması bulunuyor ve birçok uluslararası konferansta konuşmacı olarak yer aldı.</em></p>

<p><em>Gürkaynak, sosyal medya paylaşımlarında aile değerlerini ve iş yaşamına olan bağlılığını vurguluyor, ayrıca Türkiye ve dünya çapında birçok hukuki ve akademik başarıya imza atmış bir hukukçudur.</em></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>OLAY'YERİ</category>
      <guid>https://www.netturk.com.tr/av-gonenc-gurkaynak</guid>
      <pubDate>Thu, 29 Aug 2024 21:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://netturkcomtr.teimg.com/crop/1280x720/netturk-com-tr/uploads/2024/08/av.png" type="image/jpeg" length="33197"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[#Avukatlığı nasıl dönüştürüyor?]]></title>
      <link>https://www.netturk.com.tr/avukatligi-nasil-donusturuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.netturk.com.tr/avukatligi-nasil-donusturuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><u><strong>NET TÜRK TV</strong></u></p>

<p>YARGI - Yapay zekâ, bilgisayar sistemlerinin insan zekasını taklit ederek belirli görevleri yerine getirebilmesine olanak tanıyan bir teknoloji olarak karşımıza çıkıyor. Bu alanda, makinelerin insan gibi düşünebilmesi, öğrenebilmesi ve problemleri çözebilmesi için geliştirilen algoritmalar ve büyük veri setleri kullanılıyor. Özellikle hukuk sektöründe, yapay zekânın bu özellikleri, çalışma süreçlerini dönüştürme potansiyeline sahip ve bu, avukatların iş yapış şekillerini köklü bir şekilde değiştirebilir. Yapay zeka teknolojisinin hukuk sektöründeki etkileri hakkında daha fazla bilgi almak için&nbsp;<a href="https://www.gunce.com/tr/yapay-zekanin-hukuk-sektorune-etkisi-ve-hukuk-sektorunun-gelecegi" rel="nofollow">Emre Yazıcı ile yaptığımız röportaja&nbsp;</a>göz atabilirsiniz.<br />
<br />
Yapay zekâ, hukuk pratiğini diğer alanlarda olduğu gibi kökten değiştiriyor. Uzun zamandır teknolojide yaşanan yeniliklerin avukatların çalışma şeklini etkilediği bilinmekte, ancak GPT-3 ve GPT-4 gibi büyük dil modelleriyle birlikte yapay zekâ, hukuk alanında yeni bir dönem başlattı. Gelişmiş yapay zekâ teknolojilerinin kullanılması, hem hizmetlerin düşük maliyetle ve yüksek verimlilikle sunulmasını sağlamakta hem de özellikle dava süreçlerinde avukatların olumlu sonuç alma olasılıklarını artırmakta. Maliyet rekabetinde başarılı olmaları, müvekkil kaybetmemeleri ve yeteneklerini geliştirmeleri konusunda avukatlara önemli destekler sağlanmakta.</p>

<h3><strong>Yapay Zekâ Sayesinde Dava Süreçleri Kolaylaşacak</strong></h3>

<p>Yapay zekâ tabanlı yazılımlar, hukuk bürolarının günlük işlerini otomatikleştirerek avukatların dava süreçlerine ve müvekkillerine odaklanmaları için zaman kazandırıyor. Yapay zekâ, avukatların müvekkilleri hakkında bilgi toplama, onlara tavsiyelerde bulunma ve danşmanlık sunma becerisini geliştirmeleri için fırsat sunuyor.<br />
<br />
Dava süreçlerinde en çok zaman alan işlerden biri, büyük belge yığınlarından yapı, anlam ve belirgin bilgi çıkarma işlemidir. Yapay zekâ bu süreci hızlandırarak, normalde haftalar sürebilecek işleri saniyelere indiriyor. Bunun yanı sıra, avukatlar mahkemeye sunulmak üzere dilekçe hazırlarken de yapay zekadan destek alıyor. Bu sayede davayla ilgili yargı içtihatlarını referans göstererek argümanlarını güçlendiriyor ve karşı tarafın avukatları tarafından ileri sürülmüş veya sürülmesi öngörülen argümanlara karşı stratejik yanıtlar geliştiriyor. Bu örneklerde görüldüğü gibi yapay zekâ, avukatların daha etkili ve verimli çalışmalarına olanak tanıyor ve işlerini kolaylaştırıyor.<br />
<br />
Dahası, avukatların dosyaya göre uyarlamaları gereken belgeleri hazırlama sürecini önemli miktarda kısaltıyor. Sözleşmeler, mahkemeye sunulan belgeler, müvekkiller için hukuki konularda güncel durum raporları ve duruşmalarda kullanılmak üzere görsel yardımlar gibi belge hazırlama süreçleri, yapay zekâ ile daha kolay hale geliyor.<br />
<br />
Uluslararası Hukuk Teknolojisi Derneği'nin 2018 Teknoloji Anketi'ne göre, 700 veya daha fazla avukatı olan hukuk bürolarının tamamı yapay zekâ araçlarını kullanıyor veya yapay zekâ projeleri yürütüyor. Değişen teknolojiye uyum sağlayamayan büroların yakın gelecekte rekabet etmekte zorlanacağı aşikar. Deloitte Insight raporuna göre ise yapay zekâ, önümüzdeki yirmi yıl içinde hukuk sektöründe 100.000'den fazla destekleyici rolü otomatikleştirebilir.<br />
<br />
Peki “Yapay Zeka avukatlığın sonunu getirecek mi?” diye endişelenmeli miyiz? Yapay zekâ, avukatlık ve diğer hukuk mesleklerinin sonunu getirmenin aksine bu alanda sınırsız fırsatlarla yeni kariyer yollarının da açılmasını mümkün kılıyor. Proje yöneticileri ve BT yöneticileri gibi, daha önce hukuk pratiği için hayati görülmeyen yeni iş rolleri ortaya çıkıyor. Teknoloji kullanımı birçok hukuk bürosunun hiyerarşisini değiştiriyor ve belirli beceri ve yeteneklere sahip bireylere fayda sağlıyor.</p>

<h3><strong>Avukatların Yapay Zekâ Çağında Dikkat Etmesi Gerekenler</strong></h3>

<p>Avukatlar için yapay zekâ araçlarından yararlanmak sadece bir düğmeye basmakla sınırlı olmamalı. Bu teknoloji, insan becerilerini tamamlayıcı bir şekilde kullanıldığında çok daha fazla verim sağlıyor. Avukatlar, yapay zekâ araçlarını seçerek, sorgular oluşturuyor, yanıtları değerlendiriyor ve gerektiğinde de güncelliyor.<br />
<br />
Yapay zekânın, hukuk mesleğini daha önce görülmemiş şekillere dönüştürmesi ve yeni fırsatlar sunmasının yanı sıra ortaya çıkardığı bazı zorluklardan da bahsetmek gerek. Bu zorlukları azaltmak ve fırsatlardan en iyi şekilde yararlanabilmek için avukatlar, proaktif ve stratejik bir yaklaşım benimsemeli, yapay zekânın rolü ve kapsamı net bir şekilde tanımlanmalıdır. Otomatikleştirilebilecek, geliştirilebilecek veya makinelere devredilebilecek görevler ile insan gözetimi, muhakeme ve yaratıcılık gerektiren görevler ayrıştırılmalı ve belirlenmelidir. Ayrıca, yapay zekâ araçları kullanılırken veri gizliliği ve müvekkillerin mahremiyetine özellikle dikkat edilmelidir.</p>

<h3><strong>İnsan Zekası Hala Kritik Bir Konumda</strong></h3>

<p>Yapay zekâ araçlarının verimli ve doğru hedefe yönelik kullanılmasında avukatların rolü son derece büyük. Yapay zekanın mahkeme süreçlerinde, stratejik kararları değerlendirme ve insanlarla ilişki kurma gibi konularda insan unsurunun yerine konulması elbette mümkün değil. Bu nedenle, yapay zekâ ile insan zekasının bir araya gelmesi gerekiyor.<br />
<br />
Sonuç olarak, yapay zekanın hukuk pratiğini temelde değiştirmesi kaçınılmaz görünüyor. Ancak, bu değişikliklerin insan unsuruyla birlikte ele alınması ve yönlendirilmesi gerekiyor. Gelişmiş teknolojisi sayesinde GÜNCE, dijital ortamdaki tüm kaynaklara erişiyor, aradığınız her türlü bilgiyi anında toplayıp ihtiyaç duyduğunuz formata dönüştürüyor. GÜNCE'nin gücüyle hukuk büroları kendi bilgilerini dijital ortama aktarıyor, aranabilir hale getiriyor ve bilgi akışını hızlandırıyor. Siz de GÜNCE ile zamandan tasarruf ederek verimliliğinizi artırabilir, iş süreçlerini kolaylaştırarak büronuzun kurumlaşmasını sağlayabilirsiniz. (gunce.com)</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>www.netturk.com.tr</strong></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>OLAY'YERİ</category>
      <guid>https://www.netturk.com.tr/avukatligi-nasil-donusturuyor</guid>
      <pubDate>Tue, 20 Aug 2024 20:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://netturkcomtr.teimg.com/crop/1280x720/netturk-com-tr/uploads/2024/08/devrim.png" type="image/jpeg" length="70731"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[#Yargıda neler değişir?]]></title>
      <link>https://www.netturk.com.tr/idari-yargida-neler-degisir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.netturk.com.tr/idari-yargida-neler-degisir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NET TÜRK TV</p>

<p>YARGI -&nbsp; Adli tatil, Türkiye’de her yıl yaz aylarında gerçekleşen ve yargı faaliyetlerinin büyük ölçüde durduğu dönemi kapsıyor. Bu süreçte, yargı çalışanlarına dinlenme fırsatı verilirken, acil ve zorunlu hukuki işlemler haricindeki yargı faaliyetleri geçici olarak askıya alınıyor. Avukatlar ve diğer yargı mensupları adli tatil sürecini kişisel gelişim ve mesleki yenilenme fırsatı olarak da değerlendirebiliyor.</p>

<h3><strong>Adli Tatilde Dava Sürelerinin İşleyişi</strong></h3>

<p>Adli tatil, Türkiye'de yargı çalışanlarının dinlenme süresi olarak bilinir ve genellikle Temmuz ve Ağustos aylarını kapsar. Bu sene 20 Temmuz’da başlayan adli tatilin süresi 31 Ağustos’ta sona eriyor. Adli tatil süresi olarak adlandırdığımız bu dönemde yargı faaliyetlerinin bir kısmı duraksıyor. Fakat adli tatil süresi boyunca dava süreçleri tamamen durmuyor; bazı istisnai durumlar ve süreçler devam ediyor.<br />
<br />
Özellikle acil ve zorunlu durumlar kapsamında görülen davalar, adli tatil sürecinde de işlemeye devam ediyor. Bunlar arasında tutukluluk hali gibi insan haklarına doğrudan etki eden durumlar veya süre aşımı riski taşıyan işlemler bulunuyor. Bu süreçte işlemeye devam eden süreler, yargının işleyişini aksatmamak ve vatandaşların mağduriyetini önlemek adına özenle düzenleniyor. Bu süreçte avukatlar ve yargı mensupları, devam eden davalarda gerekli işlemleri sürdürüyor ve yeni dava açılmasa da devam eden davalara ilişkin önemli kararlar verilebiliyor.<br />
<br />
Adli tatil boyunca dava sürelerinin işlemesi, kanunlarla belirlenmiştir. Bu süre zarfında işleyen süreler hakkında detaylı bilgiler Adalet Bakanlığı'nın uygulaması olan UYAP Bilişim Sistemleri’nde bulunuyor. Bu dava örneklerine ve davalara ilişkin kararlara ulaşmak için&nbsp;<a href="https://emsal.uyap.gov.tr/" rel="nofollow" target="_blank">https://emsal.uyap.gov.tr&nbsp;</a>linkine girmeniz ve arama kısmına ‘Adli Tatil’ yazmanız yeterli.</p>

<h3><strong>Adli Tatil Sürecinde Hangi Dava ve İşlemler Devam Ediyor?</strong></h3>

<p>Daha öncesinde de bahsettiğimiz gibi adli tatil sürecinde belirli kritik işlemler devam ediyor. Özellikle tutukluluk incelemeleri ve koruma tedbirleri gibi acil ve zorunlu durumlar sürdürülüyor.<br />
<br />
Bu dönemde, yargı sistemi acil müdahale gerektiren durumları öncelikli olarak işlemeye devam ediyor. İdari yargıda ise özellikle kamu düzenini ilgilendiren ve yürütmenin durdurulması gibi acil kararlar gerektiren davalar üzerinde duruluyor. Bu tür işlemler, yargının toplumsal ve bireysel hakların korunması görevini yerine getirmesini sağlamak için kritik önem taşıyor.</p>

<p>Böylece, yargı mensupları ve avukatlar, adli tatil boyunca da olsa, hukukun üstünlüğünü ve adaletin sürekliliğini sağlamak amacıyla çalışmalarına devam ediyorlar. Bu düzenleme, yargı çalışanlarına dinlenme imkânı tanısa da sistemin gerektirdiği zorunlu hallerde adalet mekanizmasının işlemesini garanti altına alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Adli Tatilde İdari Davaların Yönetiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler</strong></h3>

<p>Özellikle adli tatil sırasında idari davaların yönetimi, ekstra dikkat ve özen gerektiriyor. Bu dönemde avukatlar, özellikle idari süreçlerde yer alan kritik karar sürelerine hassasiyet gösteriyor. Bu süreçte dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, süre aşımı riski taşıyan davaların takibi ve yönetimi olarak karşımıza çıkıyor. Avukatlar ve yargı mensupları, adli tatil sürecinde yürürlükte olan acil durumları öncelik haline getiriyor ve süreçleri yakından izliyor. Davalar, özellikle elektronik yargılama sistemleri üzerinden yürütülüyor ve bu sistemler sayesinde tüm taraflar dava dosyalarına erişim sağlayabiliyor.<br />
<br />
İdari dava dosyaları, UYAP aracılığıyla sürekli güncelleniyor. Bu sayede, adli tatilde bile tüm tarafların dosyalara erişimi ve bilgi alışverişi mümkün hale geliyor. Avukatlar, müvekkillerle etkili iletişim kurarak, davanın her aşamasında bilgilendirme yapıyor. Yargı mensupları, acil durumlarda hızlı karar verme yetkisini kullanarak, adli tatil sürecini etkin bir şekilde yönetiyor.<br />
<br />
Ayrıca adli tatilin içinde bulunulan süre boyunca idari davaların takibinde dosya düzeninin korunması, müvekkillerle şeffaf ve kesintisiz iletişim ve yeni gelişmelerin tüm paydaşlara zamanında duyurulması, müvekkillerin süreç hakkında güncel ve doğru bilgiye sahip olmasını sağlayarak hem süreç hem de avukatlar ile güven ilişkisi açısından büyük önem taşıyor. <em>(gunce.com)</em><br />
<strong>www.netturk.com.tr</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>OLAY'YERİ</category>
      <guid>https://www.netturk.com.tr/idari-yargida-neler-degisir</guid>
      <pubDate>Tue, 20 Aug 2024 19:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://netturkcomtr.teimg.com/crop/1280x720/netturk-com-tr/uploads/2024/08/tatil.png" type="image/jpeg" length="68164"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[#Adalet sistemine güveniyor musunuz?]]></title>
      <link>https://www.netturk.com.tr/halkin-yuzde-705i-oyle-diyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.netturk.com.tr/halkin-yuzde-705i-oyle-diyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><u><strong>NET TÜRK TV</strong></u></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Asal Araştırma Şirketi, “Türkiye Siyasi Gündem Temmuz 2024 Araştırması” kapsamında katılımcılara “Türkiye’deki adalet sistemine güveniyor musunuz?” sorusunu yöneltti.</p>

<p>Katılımcıların yüzde 19,2’si “Evet güveniyorum” dedi.</p>

<p>Katılımcıların yüzde 70,5’i kapsayan büyük bir çoğunluk ise “Hayır güvenmiyorum” yanıtını verdi. Katılımcıların yüzde 10,3’ü ise “Fikrim yok/cevap yok” dedi.</p>

<p>10-17 Temmuz 2024 tarihleri arasında Adana, Ankara, Antalya, Aydın, Bursa, Balıkesir,</p>

<p>Diyarbakır, Erzurum, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kocaeli, Kırıkkale, Konya, Malatya, Manisa, Mardin, Samsun, Şanlıurfa, Tekirdağ, Trabzon, Van, Yalova ve Zonguldak’ta 18 yaş ve üzeri 2 bin kişiyle yapıldı.</p>

<p><a href="http://www.netturk.com.tr"><strong>www.netturk.com.tr</strong></a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>OLAY'YERİ</category>
      <guid>https://www.netturk.com.tr/halkin-yuzde-705i-oyle-diyor</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Aug 2024 09:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://netturkcomtr.teimg.com/crop/1280x720/netturk-com-tr/uploads/2024/08/adalet10.png" type="image/jpeg" length="44380"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[# Uyuşturucu baronlarının hakimi öyle diyor!]]></title>
      <link>https://www.netturk.com.tr/uyusturucu-baronlarinin-hakimleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.netturk.com.tr/uyusturucu-baronlarinin-hakimleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><u><strong>NET TÜRK TV</strong></u></p>

<p>YARGI - Interpol’ün kırmızı bültenle aradığı “Bolle Jos” (Tombul Jos) lakaplı Joseph Johannes Leijdekkers liderliğindeki uyuşturucu kartelinin Türkiye’de yakalanan yönetici ve üyelerinin yargılandığı davanın 15 tutuklu sanığının tümünü tahliye eden İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Oktay Açar ve mahkeme üyeleri Arzu A. ile Veysi G., HSK tarafından açığa alınmıştı.</p>

<p>Savcılığın itirazı sonucu İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi tahliye edilen sanıklardan 7’si hakkında yeniden tutuklama kararı verdi. Ancak tahliye edilen tüm sanıkların firar ettiği ortaya çıktı.</p>

<p>Açığa alınan hakimler hakkında HSK müfettişlerinin hazırladığı raporda, meslekten ihraç edilmeleri talep edildi. Raporda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na mail yoluyla gelen, mahkeme başkanının tahliye kararları için çetenin Türkiye ayağını yönetmekle suçlanan sanık Abdullah Alp Üstün’le 730 bin dolara anlaştığı iddiasına yer verildi.</p>

<h3>YEDİ SÜLALEMİ ARAŞTIRSINLAR!</h3>

<p><em>Halk TV’den İsmail Saymaz, açığa alınan mahkeme başkanı Oktay Açar’la yaptığı görüşmeyi yazdı. Saymaz’ın soruları ve Açar’ın cevapları şöyle.</em></p>

<blockquote>
<p><strong>Açığa alındınız. Hakkınızda ihraç cezası istenebilir.</strong></p>

<p>50’den fazla örgütlü uyuşturucu dosyasına baktım. Çoğu istinaf ve Yargıtay’dan onandı, geldi. Bir bu dosyada mı hata yaptım? Anlayamıyorum.</p>

<p><strong>Neden tahliye kararı verdiniz?</strong></p>

<p>Dosyadaki bilgilere göre değerlendirdik. Hukuka aykırı bir karar vermedim. Malvarlığım belli, araştırsınlar. Bir arabam, bir evim var. Meslekten kazandığım parayla çocuklarımı okuttum. Yedi sülalemi araştırsınlar. Bu çok büyük bir iftira.</p>

<p><strong>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na ulaşan ihbarda çeteyle tahliye için 720 bin dolara anlaşıldığı iddia ediliyor.</strong></p>

<p>İftira, öyle bir şey yok. Ben odama avukatları almam. Sadece iki gün önce bir avukat geldi. Adını bile sormadım. “Bodrum’da müvekkilim var, buraya naklini istiyorum” dedi. “Mümkün değil, SEGBİS’le alacağız” dedi. “Prof. Köksal Bayraktar’ın bilimsel görüşünü sunacağım” dedi. “Mübaşire ver” dedim. Odada korumam ve mübaşir vardı. Bir iki dakika söyleyeceğini söyledi, çıktı, gitti. Herhangi bir görüşmem yok. Bu nereden çıkıyor, anlamıyorum.</p>

<p>33 yıllık hakimim. Bu mahkemede altı yıldan beri görev yapıyorum. Bir sürü örgütlü dosyaya baktım. Ben her dosyayı okuyarak çıkarım, okumadan çıkmam. Meslek için gecemi gündüzüme kattım. Çok ağır bir itham olarak görüyorum.</p>

<p><strong>15 tutuklunun hepsini bıraktınız değil mi?</strong></p>

<p>Evet. Zaten iki üç gün sonra itiraz edildi. Sekizinin tutuklanması talebi reddedildi. Bir kısmı zaten Belçika, Almanya ve Hollanda ile iade yargılamasından ötürü tutuklu. Birisi hakkında ev hapsi, diğerleri için yurt dışına çıkış yasağı koyduk. Beklemeden yazdık gerekli yerlere. Malları üzerindeki tedbir sürüyor.</p>

<p><strong>Nasıl kaçtılar?</strong></p>

<p>Bilgim yok. Yurt içindeler mi, yurt dışındalar mı, bilmiyorum.</p>

<p><strong>Ne düşünüyorsunuz?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Müfettişler ifademizi henüz almadı. Açıktayız. Çok üzgünüm. Kendimi iyi hissetmiyorum. Böyle bir haksızlık nasıl olur diye düşünüyorum. İnşallah sonu hayrolur.</p>
</blockquote>

<p><strong>Yerlikaya “Gri Liste’den çıkışın kilometre taşlarından” demişti</strong></p>

<p>İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Leijdekkers operasyonunu Türkiye’nin Gri Liste’den çıkması amacıyla FATF’la yapılan görüşmede örnek vaka olarak sunduklarını anlatmıştı. Yerlikaya, FATF heyetinin operasyon için “Takdire şayan. Kısa sürede neticelendirilmiş örnek vaka” dediğini söylemişti. <em>(Halk Tv, İsmail Saymaz)</em></p>

<h3><a href="http://www.netturk.com.tr">www.netturk.com.tr</a></h3>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>OLAY'YERİ</category>
      <guid>https://www.netturk.com.tr/uyusturucu-baronlarinin-hakimleri</guid>
      <pubDate>Tue, 13 Aug 2024 15:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://netturkcomtr.teimg.com/crop/1280x720/netturk-com-tr/uploads/2024/08/adalet.png" type="image/jpeg" length="70795"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[# İstanbul Baro Başkanlığı için seçim var!]]></title>
      <link>https://www.netturk.com.tr/istanbul-baro-baskanligi-icin-secim-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.netturk.com.tr/istanbul-baro-baskanligi-icin-secim-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><u><strong>NET TÜRK TV</strong></u></p>

<p>Anayasa hukukçusu Prof. Dr. Ibrahim Özden Kaboğlu, Istanbul Barosu Başkanlığı- na aday olması için binin üzerinde avukatın yaptığı çağrının ardından adaylığını açıkla- dı. Istanbul Barosu’nda basın toplantısı düzenleyen Kaboğlu, “Türkiye’nin anayasasızlaştırma süreciyle bir toplumun geleceğinin karartılmasına seyirci kalamayız. Biz Istanbul Barosu avukatları, tüm avukatlara seslenerek yıkıma seyirci kalamayız” dedi.</p>

<h3><img align="left" alt="İbrahim Kaboğlu" height="641" src="https://netturkcomtr.teimg.com/netturk-com-tr/uploads/2024/08/ibrahim-kaboglu.png" width="440" />KİMDİR?</h3>

<p>İbrahim Özden Kaboğlu <span>10</span>&nbsp;Nisan 1950 Borçka, Artvin doğumlu, Türk anayasa hukukçusu, akademisyen ve siyasetçi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Laz kökenli bir ailenin çocuğu olarak<span> </span>doğan Kaboğlu,&nbsp; 1974 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni&nbsp;bitirdi. 1981 yılında Limoges Üniversitesi ve Ankara Üniversitesi'nde&nbsp;doktorasını yaptı. 1987'de doçent, 1994 yılında&nbsp; Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde&nbsp;profesör oldu.</p>

<p>2003 yılında Başbakanlık İnsan Hakları Danışma Kurulu Başkanlığına getirildi. Bu görevde iken Azınlık ve Kültürel Haklar Raporu'nu açıklarken fiziksel şiddete maruz kaldı<span> </span>ve daha sonra hakkında suç duyurusunda bulunuldu.&nbsp;2008 yılında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçundan açılan davadan raporun bilimsel içeriğe sahip olduğu ve şiddeti teşvik etmediği gerekçesiyle beraat etti.<span> </span>Marmara Üniversitesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Başkanlığı görevinde iken 686 numaralı Kanun Hükmünde Kararname ile üniversiteden ihraç edildi.<span> </span>2007 yılından beri Birgün'de&nbsp;yazmaktadır.</p>

<p>2018 Türkiye genel seçimlerinde CHP'den İstanbul milletvekili seçildi.&nbsp;2023&nbsp;&nbsp;ürkiye genel seçimlerinde&nbsp;CHP'den milletvekili adayı olmak için başvuru yapmışsa da aday gösterilmedi. 2 Haziran 2022 tarihinde Fransa'nın en prestijli nişanı olan Legion d'Honneur&nbsp;adalyası verildi.</p>

<h3 id="Eserleri">ESERLERİ</h3>

<ul>
 <li>Anayasa Hukuku Dersleri (Genel Esaslar)</li>
 <li>Özgürlükler Hukuku 1</li>
 <li>23'e 12 Kala 12 Soruda Hangi Türkiye</li>
 <li>Anayasal Sosyal Haklar&nbsp;(Avrupa Sosyal Şartı, Karşılaştırmalı Hukuk ve Türkiye)</li>
 <li>Anayasa ve Toplum</li>
 <li>Hangi Anayasa?</li>
 <li>Hangi İnsan Hakları?</li>
 <li>Türkiye'nin Anayasa Gündemi (27 Uzman 66 Soru-Yanıt)</li>
 <li>Anayasa Yargısı</li>
</ul>

<h3 id="Çevirileri">ÇEVİRİLERİ</h3>

<ul>
 <li>Kamu Hukuku (Çeviri), A. Demichel – P. Lalumière, Doruk Yay.</li>
 <li>“İki Yüzyıl Sonra 1789 Bildirgesi”, Jean Morange, (Çeviri), İnsan Hakları Yıllığı</li>
 <li>Afrika İnsan ve Halklar Hakları Şartı, (Oğuz Dönmez ile birlikte)</li>
</ul>

<p><a href="http://www.netturk.com.tr">WWW.NETTURK.COM.TR</a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>OLAY'YERİ</category>
      <guid>https://www.netturk.com.tr/istanbul-baro-baskanligi-icin-secim-var</guid>
      <pubDate>Sat, 10 Aug 2024 12:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://netturkcomtr.teimg.com/crop/1280x720/netturk-com-tr/uploads/2024/08/baro-baskan.png" type="image/jpeg" length="40371"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çok da şaşırmadık!]]></title>
      <link>https://www.netturk.com.tr/neler-oluyor-neler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.netturk.com.tr/neler-oluyor-neler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><u><strong>NET TÜRK TV</strong></u></p>

<p>Bilgi Teknolojileri Kurulu (BTK) dünyanın en büyük sosyal medya paylaşım uygulamalarından olan ve Türkiye'de 57 milyon kullanıcısı bulunan Instagram’a girişi Türkiye’de engelledi. Kurumdan yapılan açıklamada, erişim engellemeye gerekçe olarak “katalog” suçlar gösterildi.</p>

<p><strong>BTK neden bu kararı aldı?&nbsp;</strong><br />
<br />
Bu çapta bir erişim engelinin mutlaka basın açıklamasıyla izah edilmesi gerektiğini söyleyen İfade Özgürlüğü Derneği kurucusu Yaman Akdeniz, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un, önceki gün İran’da öldürülen Hamas Siyasi Büro Şefi İsmail Haniye hakkında Instagram’da yapılan paylaşımların sınırlanmasına tepki gösteren açıklamasına dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Akdeniz, “Ortada sadece iki gün önce, yani 31 Temmuz akşamı Fahrettin Altun'un yapmış olduğu bir açıklama var. Orada İsmail Haniye'nin öldürülmesi sonrasındaki 'taziye mesajlarının Instagram platformu üzerinden yayınlanmasını engellendiği, silindiğini' söyleyerek, bunu eleştirdiğini görüyoruz” dedi.</p>

<p>Prof. Akdeniz’in işaret ettiği paylaşımda Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun,“Küresel sömürü düzenine ve adaletsizliğe hizmet ettiğini defalarca göstermiş olan bu platformlara karşı ifade özgürlüğünü savunmaya devam edeceğiz” demişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Heniye'nin şehadeti dolayısıyla insanların taziye mesajı yayınlamasını herhangi bir gerekçe göstermeden engelleyen sosyal medya platformu Instagram'ı da şiddetle kınıyorum” diyen Altun, “Bu çok açık ve net bir sansür girişimidir” yorumunda bulunmuştu.</p>

<p><strong>İmamoğlu: “Meseleleri yasaklayarak çözemezsiniz. ”</strong><br />
<br />
Instagram’ın kapatılmasına ilk tepki İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’ndan geldi. İmamoğlu, VPN’den Instagram’a girerek yaptığı değerlendirmede, “Bugün yapılan kısıtlamayı anlamsız, güçsüz yöneticilerin başvurduğu bir usul olarak yorumluyorum. Bu böyle olmaz. Meseleleri yasaklayarak çözemezsiniz. Bu kısıtlamayı özgürlüklere yapılan müdahale olarak görüyorum. Hiçbir şeyden korkmaya gerek yok. Bakın biz yöntem bulduk, insanlarımıza erişiyoruz. Herkes buluyor, yaptığınız yanınızda kalıyor” ifadelerini kullandı.<br />
<br />
<strong>AYM önce paylaştı, sonra hemen sildi!&nbsp;</strong><br />
<br />
BTK kararı sosyal medyada tartışılırken Anayasa Mahkemesi (AYM) X hesabından Resmi Gazete’de yayınlanan bir gerekçeli kararın paylaşımını yaptı.<br />
<br />
Paylaşımda “İletişim Başkanlığının Basın Özgürlüğüne Müdahale Etmesine İmkan Tanıyabilecek Kuralların İptali” yazılmıştı.<br />
<br />
Anayasa Mahkemesi CHP’nin başvurusu üzerine 17 Eylül 2020’de yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nde yer alan “Türkiye Cumhuriyeti’ne yönelik iç ve dış tehditleri analiz ederek stratejik iletişim ve kriz yönetimi açısından gerekli tedbirleri uygulamak” ve “Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı yönetilen psikolojik hareket, propaganda ve algı operasyonu faaliyetlerini belirleyerek her türlü manipülasyon ve dezenformasyona karşı faaliyette bulunmak” şeklindeki değişiklileri 27 Aralık 2023’te oyçokluğuyla iptal etmişti.<br />
<br />
AYM, Anayasa’nın 104. maddesinin 17. fıkrasının ikinci cümlesinde yazılı “Siyasi haklar ve ödevler Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenemez” ifadesine atıfta bulunarak iptal kararını vermişti.<br />
<br />
Bu kararın gerekçesi Resmi Gazete’de yer aldığı için daha önceki tüm gerekçeli kararlarda olduğu gibi paylaşım yapıldı. Ancak bu sefer paylaşım yapıldıktan yaklaşık yarım saat içinde silindi ve aynı dakikalarda AYM’nin internet sitesine giriş mümkün olamıyordu.<br />
<br />
Sosyal medyada tepkiler artınca AYM sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “66 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin bazı kurallarını iptal eden 2020/88 esas sayılı kararımız 2/8/2024 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmış olup erişime açıktır. İnternet trafiğindeki yoğunluk nedeniyle sitemize erişim şu anda sağlanamamaktadır” ifadelerini kullandı ancak X paylaşımının neden silindiğini izah etmedi.</p>

<p><strong>Yargı ve Saray arasında güç savaşı var,&nbsp;</strong><br />
<br />
Gazeteciler Cemiyeti’nin avukatı Gökhan Tekşen önce Türkiye İşçi Partisi (TİP) milletvekili Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesinin “yok hükmünde” olduğuna, ardından da Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile elde ettiği yetkilerinin basın özgürlüğüne müdahale olduğuna dair kararları açıklayan Anayasa Mahkemesi ile Cumhurbaşkanlığı arasındaki güç savaşının iyice görünür olduğunu söyledi.</p>

<p>Tekşen, “Basın ve ifade özgürlüğüne yönelik yapılabilecek nitelikteki her türlü müdahalenin kanunla yapılması gerektiği kuralı uyarınca Anayasa Mahkemesi, İletişim Başkanlığı’nın çok sahiplendiği ve hakikate müdahale yönüyle ilgili değerlendirdiğimiz dezenformasyonla ilgili süreci iptal etti. Bu çok önemli ve kritik bir karar. Çünkü özellikle halk arasında da ‘Dezenformasyonla Mücadele’ olarak bilinen TCK 217/A'da yargı mensupları ve soruşturmaya müdahil olanlar Dezenformasyonla Mücadele Bülteni’ni ve İletişim Başkanlığı’ndan gelecek olan açıklamaları dikkate alıyorlardı. Bu yetki İletişim Başkanlığı açısından tamamen kaybolmuştur. İfade ve basın özgürlüğü açısından önemli bir karar. Üst üste çıkan Anayasa Mahkemesi kararları belli ki sarayda belli çevrelerde bir rahatsızlığa sebebiyet verdi. Bu güç savaşı. Yargı ve Saray arasındaki güç savaşı nezdinde rahatsız olan isimlerin bir kavgası var anlaşılan” dedi.</p>

<h3><strong>Durmuyoruz, çalışıyoruz!&nbsp;</strong></h3>

<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’na bağlı olarak Dezenformasyonla Mücadele Merkezi ise bir açıklama yayınlayarak hem AYM sitesine girişin engellendiği iddialarını yalanladı hem de AYM’nin verdiği kararın kurumsal varlığıyla ilgili olmadığını savundu.<br />
<br />
Merkezden yapılan açıklamada, “Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın, basın ve ifade özgürlüğüne yönelik müdahale yetkisi zaten bulunmamaktadır. Ayrıca karar, doğrudan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı’na bağlı bir koordinatörlük olarak faaliyet gösteren Dezenformasyonla Mücadele Merkezimizin çalışmaları açısından herhangi bir sonuç doğurmamaktadır. Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, yetkisini İletişim Başkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 3. maddesinde sayılan Başkanlığın genel görevlerinden almaktadır. Merkezimiz çalışmalarını bu doğrultuda aralıksız sürdürmektedir” denildi.</p>

<p><strong>Yetkiler iptal!</strong><br />
<br />
İnternet hukuku ve insan hakları üzerinde çalışan İfade Özgürlüğü Derneği kurucusu Yaman Akdeniz, Dezenformasyonla Mücadele Merkezi ile aynı kanaatte değil.</p>

<p>Prof Akdeniz, “İletişim Başkanlığı'nın manipülatif dezenformasyonla mücadele yetkisi Anayasa’nın ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğüyle ilgili 26-28. maddelerine aykırı bulunmuş ve iptal edilmiş. Bu gerçeği o tweet'in silinmesi değiştirmiyor. Karar açık, Resmi Gazete’de yayınlanmış. Dolayısıyla iki kurum arasında bir iletişim sorunu varsa biz bunu bilemeyiz. Sonuç itibariyle Anayasa Mahkemesi, Türkiye'deki en yüksek yargı organıdır ve kararları da tüm kamu kurumu ve kuruluşlarını ve tabii ki İletişim Başkanlığını da bağlar. İletişim Başkanlığı kararı beğenmemiş veya hoşuna gitmemiş olabilir fakat yetkisi iptal edilmiştir. Dezenformasyon bültenleri yayınlıyorlardı. Artık onları bu durumda yayınlayamayacaklar” değerlendirmesinde bulundu. <em>(VoaTürkçe, Yıldız Yazıcıoğlu)</em></p>

<blockquote>
<p></p>

<p><strong><img align="left" alt="" height="146" src="https://netturkcomtr.teimg.com/netturk-com-tr/uploads/2024/08/yildiz-yazicioglu.png" width="146" /></strong><em>YILDIZ YAZICIOĞLU KİMDİR?&nbsp;</em></p>

<p><strong>Yıldız Yazıcıoğlu</strong>, 1994-1998 döneminde Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nde lisans eğitimini tamamladı. Mesleğe 1997 yılında Cumhuriyet’te stajyer olarak başladı. 1998-2000 döneminde yüksek lisans eğitimine devam etti. 2000 – Mayıs 2009 döneminde Milliyet’te mesleki kariyerini cumhurbaşkanlığı ve parlamento muhabirliği noktasına taşıdı. 2009 - 2011 yıllarında ABD’nin başkenti Washington DC’de kariyerini sürdürdü ve farklı medya kuruluşları için temsilcilik – yorumculuk görevlerini yürüttü. Bu dönemde VOA Türkçe’de eğitim aldı ve görev yaptı. Ardından Ankara’ya dönüşünde Habertürk TV’de, ArtıBir TV’de görevler üstlendi. Şu anda VOA Türkçe ekibinde görev almayı sürdürüyor.&nbsp;</p>
</blockquote>

<p></p>

<h3><strong>www.netturk.com.tr</strong></h3></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>ANALİZ'HABER, MEDYA'ZADE, OLAY'YERİ</category>
      <guid>https://www.netturk.com.tr/neler-oluyor-neler</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Aug 2024 11:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://netturkcomtr.teimg.com/crop/1280x720/netturk-com-tr/uploads/2024/08/yar2.png" type="image/jpeg" length="58402"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[#Savcı: Her Ceset Konuşur]]></title>
      <link>https://www.netturk.com.tr/savci-her-ceset-konusur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.netturk.com.tr/savci-her-ceset-konusur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><u><strong>NET TÜRK TV</strong></u></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>NETTÜRK'KİTAP -&nbsp;Beldenin en sevilen sakinlerinden birisi olan Feride Teyze bir cinayete kurban gider. Feride Teyze'yi annesi gibi seven Asena Komiser için bu cinayet bir soruşturmadan öte bir intikama dönüşmüştür. Birçok farklı şüpheli yelpazesinde soruşturmanın derinleştirildiği anda dosyaya bakan savcının görev yeri değiştirilir. Yeni gelen Metehan Savcı umursamaz tutumları sert tavırları ve aksi davranışlarıyla Asena Komiser'in önünde bir engel gibidir. Özellikle zaman içerisinde hem cinayet hem de başka suçların soruşturmalarında şüpheli olan kişilerle olan bağlantısının ve bir hayat kadınıyla olan ilişkisinin ortaya çıkması Asena Komiser için kocaman bir çıkmaz haline dönüşmüştür. Cinayeti çözmek ve çıkmazlardan kurtulmak hiç kolay olmayacaktır.&nbsp;</p>

<ul>
 <li><strong>Kitap Adı:&nbsp;</strong>Savcı: Her Ceset Konuşur</li>
 <li><strong>Yazar:&nbsp;</strong>Cahit Tosun</li>
 <li><strong>Yayınevi:&nbsp;</strong>Banliyö Kitap</li>
 <li><strong>Hamur Tipi:&nbsp;</strong>2. Hamur</li>
 <li><strong>Sayfa Sayısı:&nbsp;</strong>144</li>
 <li><strong>Ebat:&nbsp;</strong>13,5 x 19,5</li>
 <li><strong>İlk Baskı Yılı:&nbsp;</strong>2022</li>
 <li><strong>Baskı Sayısı:&nbsp;</strong>1. Basım</li>
 <li><strong>Dil:</strong>Türkçe</li>
 <li><strong>Barkod:&nbsp;</strong>9786057149015</li>
 <li>Fiyat:&nbsp;86,40 TL</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KİTAP'OKU, OLAY'YERİ</category>
      <guid>https://www.netturk.com.tr/savci-her-ceset-konusur</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jul 2024 16:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://netturkcomtr.teimg.com/crop/1280x720/netturk-com-tr/uploads/2024/07/kitap2.png" type="image/jpeg" length="32552"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[# Mahkemenin son kararı]]></title>
      <link>https://www.netturk.com.tr/hangi-sanik-hakkinda-ne-kadar-ceza-istendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.netturk.com.tr/hangi-sanik-hakkinda-ne-kadar-ceza-istendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><u><strong>NET TÜRK TV</strong></u></p>

<p>Sinan Ateş davasında savcı mütalaasını açıkladı. 1 Temmuz’da görülen duruşmada, tutuklu yargılanan 22 sanıktan 10'unun adli kontrol uygulamasıyla tahliye edilmişti.</p>

<p>Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş’in Ankara’da öldürülmesine ilişkin davada, savcı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcı, 3 sanık için beraat isterken, diğer sanıklar için iddianamedeki benzer suçlardan cezalandırma istedi. Duruşma, sanıkların esas hakkında savunma yapmaları için 30 Eylül tarihine ertelendi.</p>

<h3><strong>Sanıklar hakkında istenilen cezalar!</strong></h3>

<p>Savcı tutuklu yargılanan tetikçi Eray Özyağcı, tetikçiyi olay yerinden kaçıran Vedat Balkaya, keşifçi Suat Kurt hakkında tasarlayarak kasten öldürme ve ayrıca Selman Bozkurt’a yönelik kasten öldürme teşebbüsünden ceza istedi.</p>

<p>Sinan Ateş Davası’nda ilk duruşmada tahliye edilen Mehmet Yüce, Erdem Karadeniz ve Osman Bayraktar hakkında savcılık beraat isteyerek, adli kontrol kontrollerinin kaldırılmasını talep etti.</p>

<p>Eray Özyağcı, Vedat Balkaya, Suat Kurt, Doğukan Çep ve Tolgahan Demirbaş hakkında “tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.</p>

<p>Savcılık tutuklu sanık MHP Genel Merkez Yöneticisi Tolgahan Demirbaş’ın ‘kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmesi’ suçlamasının kaldırılması talebinde bulundu.</p>

<h3><strong>17 şüpheli hakkında “cinayete yardım” cezası istendi.</strong></h3>

<p>Sanıklar Mehmet Yüce, Erdem Karadeniz, Osman Bayraktar, Zekeriya Asarkaya, Hakan Saraç, Ufuk Köktürk, Aytaç Ataş, Caner Günay, Umut Ersoy, Alper Atay hakkında yurt dışığı yasağının devamına karar verildi.</p>

<p>Savcı, sanıklar Eray Özyağcı, Vedat Balkaya ve Suat Kurt’un ‘müşterek fail’ olarak yer aldığını belirterek bu kişilerin Ateş’i ‘tasarlayarak öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, müşteki Selman Bozkurt’a yönelik ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan 13’er yıldan 20’şer yıla kadar hapsini istedi.</p>

<p>Özyağcı’nın ayrıca ‘ruhsatsız tabanca bulundurmak ve taşımak’ 1 yıldan 3 yıla kadar hapsi talep edildi.</p>

<p>Doğukan Çep, Tolgahan Demirbaş hakkında ‘suça azmettiren’ olarak ‘kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.</p>

<p>Sanıklar Mustafa Uzunlar, Aşkın Mert Gelenbey, Murat Can Çolak, Emre Yüksel, Zekeriya Asarkaya, Hakan Saraç, Ufuk Köktürk, Caner Güney, Umut Ersoy, Çağlar Zorlu ve Aytaç Ataç’ın iştirak halinde işlenen suça yardım eden fail olarak kabul edilmesi yönünde görüş bildiren savcı, bu kişilerin tasarlayarak kasten öldürmeye yardım suçundan 15’er yıldan 20’şer yıla kadar hapsi talep edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Tutuklu yargılananlar</strong></p>

<p>Sanıklar Mehmet Yüce, Erdem Karadeniz, Osman Bayraktar, Zekeriya Asarkaya, Hakan Saraç, Ufuk Köktürk, Aytaç Ataç, Caner Günay, Umut Ersoy ve Alper Atay adli kontrol şartıyla tahliye edilirken, Ülkü Ocakları Genel Merkez Yöneticisi Tolgahan Demirbaş, Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcısı Emre Yüksel, dönemin Cinayet Büro Amiri Mustafa Ensar Aykal, tetikçiyi Ankara getiren Aşkın Mert Gelenbey ile Mustafa Can Çolak, Çağlar Zorlu, tetikçi Eray Özyağcı, azmettirici Doğukan Çep, MHP'li avukat Serdar Öktem ve Mustafa Uzunlar tutuklu yargılanıyor.</p>

<p><strong>www.netturk.com.tr</strong></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DAVA, OLAY'YERİ</category>
      <guid>https://www.netturk.com.tr/hangi-sanik-hakkinda-ne-kadar-ceza-istendi</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jul 2024 10:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://netturkcomtr.teimg.com/crop/1280x720/netturk-com-tr/uploads/2024/07/ss01-1.png" type="image/jpeg" length="15292"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[#Avukatlığın sonu mu?]]></title>
      <link>https://www.netturk.com.tr/avukatlik-meslegini-nasil-donusturuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.netturk.com.tr/avukatlik-meslegini-nasil-donusturuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><u><strong>NET TÜRK TV</strong></u></p>

<p>Yapay zekâ, bilgisayar sistemlerinin insan zekasını taklit ederek belirli görevleri yerine getirebilmesine olanak tanıyan bir teknoloji olarak karşımıza çıkıyor. Bu alanda, makinelerin insan gibi düşünebilmesi, öğrenebilmesi ve problemleri çözebilmesi için geliştirilen algoritmalar ve büyük veri setleri kullanılıyor. Özellikle hukuk sektöründe, yapay zekânın bu özellikleri, çalışma süreçlerini dönüştürme potansiyeline sahip ve bu, avukatların iş yapış şekillerini köklü bir şekilde değiştirebilir. Yapay zeka teknolojisinin hukuk sektöründeki etkileri hakkında daha fazla bilgi almak için&nbsp;<a href="https://www.gunce.com/tr/yapay-zekanin-hukuk-sektorune-etkisi-ve-hukuk-sektorunun-gelecegi" rel="nofollow">Emre Yazıcı ile yaptığımız röportaja&nbsp;</a>göz atabilirsiniz.<br />
<br />
Yapay zekâ, hukuk pratiğini diğer alanlarda olduğu gibi kökten değiştiriyor. Uzun zamandır teknolojide yaşanan yeniliklerin avukatların çalışma şeklini etkilediği bilinmekte, ancak GPT-3 ve GPT-4 gibi büyük dil modelleriyle birlikte yapay zekâ, hukuk alanında yeni bir dönem başlattı. Gelişmiş yapay zekâ teknolojilerinin kullanılması, hem hizmetlerin düşük maliyetle ve yüksek verimlilikle sunulmasını sağlamakta hem de özellikle dava süreçlerinde avukatların olumlu sonuç alma olasılıklarını artırmakta. Maliyet rekabetinde başarılı olmaları, müvekkil kaybetmemeleri ve yeteneklerini geliştirmeleri konusunda avukatlara önemli destekler sağlanmakta.</p>

<h3><strong>Yapay Zekâ Sayesinde Dava Süreçleri Kolaylaşacak</strong></h3>

<p>Yapay zekâ tabanlı yazılımlar, hukuk bürolarının günlük işlerini otomatikleştirerek avukatların dava süreçlerine ve müvekkillerine odaklanmaları için zaman kazandırıyor. Yapay zekâ, avukatların müvekkilleri hakkında bilgi toplama, onlara tavsiyelerde bulunma ve danşmanlık sunma becerisini geliştirmeleri için fırsat sunuyor.<br />
<br />
Dava süreçlerinde en çok zaman alan işlerden biri, büyük belge yığınlarından yapı, anlam ve belirgin bilgi çıkarma işlemidir. Yapay zekâ bu süreci hızlandırarak, normalde haftalar sürebilecek işleri saniyelere indiriyor. Bunun yanı sıra, avukatlar mahkemeye sunulmak üzere dilekçe hazırlarken de yapay zekadan destek alıyor. Bu sayede davayla ilgili yargı içtihatlarını referans göstererek argümanlarını güçlendiriyor ve karşı tarafın avukatları tarafından ileri sürülmüş veya sürülmesi öngörülen argümanlara karşı stratejik yanıtlar geliştiriyor. Bu örneklerde görüldüğü gibi yapay zekâ, avukatların daha etkili ve verimli çalışmalarına olanak tanıyor ve işlerini kolaylaştırıyor.<br />
<br />
Dahası, avukatların dosyaya göre uyarlamaları gereken belgeleri hazırlama sürecini önemli miktarda kısaltıyor. Sözleşmeler, mahkemeye sunulan belgeler, müvekkiller için hukuki konularda güncel durum raporları ve duruşmalarda kullanılmak üzere görsel yardımlar gibi belge hazırlama süreçleri, yapay zekâ ile daha kolay hale geliyor.<br />
<br />
Uluslararası Hukuk Teknolojisi Derneği'nin 2018 Teknoloji Anketi'ne göre, 700 veya daha fazla avukatı olan hukuk bürolarının tamamı yapay zekâ araçlarını kullanıyor veya yapay zekâ projeleri yürütüyor. Değişen teknolojiye uyum sağlayamayan büroların yakın gelecekte rekabet etmekte zorlanacağı aşikar. Deloitte Insight raporuna göre ise yapay zekâ, önümüzdeki yirmi yıl içinde hukuk sektöründe 100.000'den fazla destekleyici rolü otomatikleştirebilir.<br />
<br />
Peki “Yapay Zeka avukatlığın sonunu getirecek mi?” diye endişelenmeli miyiz? Yapay zekâ, avukatlık ve diğer hukuk mesleklerinin sonunu getirmenin aksine bu alanda sınırsız fırsatlarla yeni kariyer yollarının da açılmasını mümkün kılıyor. Proje yöneticileri ve BT yöneticileri gibi, daha önce hukuk pratiği için hayati görülmeyen yeni iş rolleri ortaya çıkıyor. Teknoloji kullanımı birçok hukuk bürosunun hiyerarşisini değiştiriyor ve belirli beceri ve yeteneklere sahip bireylere fayda sağlıyor.</p>

<h3><strong>Avukatların Yapay Zekâ Çağında Dikkat Etmesi Gerekenler</strong></h3>

<p>Avukatlar için yapay zekâ araçlarından yararlanmak sadece bir düğmeye basmakla sınırlı olmamalı. Bu teknoloji, insan becerilerini tamamlayıcı bir şekilde kullanıldığında çok daha fazla verim sağlıyor. Avukatlar, yapay zekâ araçlarını seçerek, sorgular oluşturuyor, yanıtları değerlendiriyor ve gerektiğinde de güncelliyor.<br />
<br />
Yapay zekânın, hukuk mesleğini daha önce görülmemiş şekillere dönüştürmesi ve yeni fırsatlar sunmasının yanı sıra ortaya çıkardığı bazı zorluklardan da bahsetmek gerek. Bu zorlukları azaltmak ve fırsatlardan en iyi şekilde yararlanabilmek için avukatlar, proaktif ve stratejik bir yaklaşım benimsemeli, yapay zekânın rolü ve kapsamı net bir şekilde tanımlanmalıdır. Otomatikleştirilebilecek, geliştirilebilecek veya makinelere devredilebilecek görevler ile insan gözetimi, muhakeme ve yaratıcılık gerektiren görevler ayrıştırılmalı ve belirlenmelidir. Ayrıca, yapay zekâ araçları kullanılırken veri gizliliği ve müvekkillerin mahremiyetine özellikle dikkat edilmelidir.</p>

<h3><strong>İnsan Zekâsı Hala Kritik Bir Konumda</strong></h3>

<p>Yapay zekâ araçlarının verimli ve doğru hedefe yönelik kullanılmasında avukatların rolü son derece büyük. Yapay zekanın mahkeme süreçlerinde, stratejik kararları değerlendirme ve insanlarla ilişki kurma gibi konularda insan unsurunun yerine konulması elbette mümkün değil. Bu nedenle, yapay zekâ ile insan zekasının bir araya gelmesi gerekiyor.<br />
<br />
Sonuç olarak, yapay zekanın hukuk pratiğini temelde değiştirmesi kaçınılmaz görünüyor. Ancak, bu değişikliklerin insan unsuruyla birlikte ele alınması ve yönlendirilmesi gerekiyor. (Günce)</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>www.netturk.com.tr</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>OLAY'YERİ</category>
      <guid>https://www.netturk.com.tr/avukatlik-meslegini-nasil-donusturuyor</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Jun 2024 17:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://netturkcomtr.teimg.com/crop/1280x720/netturk-com-tr/uploads/2024/06/1-80.png" type="image/jpeg" length="41880"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[#Kervansaray Holding’in çöküşü]]></title>
      <link>https://www.netturk.com.tr/kervansaray-holdingi-cokusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.netturk.com.tr/kervansaray-holdingi-cokusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><u><strong>NET TÜRK TV</strong></u></p>

<p>HABER MERKEZİ - Bursalı iş insanı&nbsp;<strong>Ertan Sayılgan’ı</strong>n temelini attığı&nbsp;<strong>Kervansaray</strong>&nbsp;özellikle 1990’lı yıllarda güçlü bir konuma geldi. Grubun, tekstil sektöründe başlayan yatırımları zaman içinde turizme kaydı. Çeşitli illerde açılan 10’u aşkın Kervansaray oteli sektörde güçlü bir konuma geldi. Ancak, bir süre önce aile üyeleri arasında büyük bir kavga baş gösterdi. Kardeşler bir birlerini suçladı.</p>

<p>Baba Ertan Sayılgan’ın vefatı sonrası yaşanmakta olan kavgalar daha da büyüdü. Zeynep Tümer, kardeşi Selim Sayılgan’a karşı açtığı ve&nbsp;<strong>Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi’</strong>nde görülen davada önemli bir karar çıkmıştı.</p>

<p>Halk Tv'nin haberine göre; Anılan mahkemede görülen davada, Selim Sayılgan, şirket varlıklarını kendi lehine azaltmakla suçlanmıştı.&nbsp;<strong>Kervansaray Yatırım Holding AŞ b</strong>ünyesindeki 6 otelin, Sayılgan’ın kontrolündeki International Kervansaray ile yaptığı kiralama sözleşmesinde sahtecilik yapıldığı öne sürülmüştü.</p>

<p>Yapılan şikayet üzerine Selim Sayılgan, Ankara’daki bir noterde başkatip olarak görev yapan Hasan Tokmak ile, kendisini MİT mensubu olarak tanıtan Hüseyin Kara hakkında açılan davada üç kişiye de hapis&nbsp;&nbsp;cezası çıktı.</p>

<p><strong>SAYILGAN: BANA KUMPAS KURDULAR</strong></p>

<p>Yapılan yargılamada Hasan Tokmak, “Sahte işlem ve rüşvet almam söz konusu değil” derken Selim Sayılgan ise&nbsp;<strong><em>“Zeynep Tümer Toygar ve Hüseyin Kara kumpas kurmuş ve iftira atmışlardır"</em></strong>&nbsp;dedi.</p>

<p>Tanık olarak dinlenen İbrahim Özbudak ise, Hüseyin Kara’nın, Selim Sayılgan’dan ayrıldıktan sonra bu kez, Zeynep Tümer ve damadı Toygar Yedigöz ile temasa geçtiğini ifade ederek “<strong><em>Ben, Hüseyin Kara'ya bunu neden yaptığını sordum. Selim Bey ile ters düştüğünü, Toygar Bey ile anlaştığını, Toygar Bey'den para aldığını söyledi. Ben de bunu Selim Beye ilettim”</em></strong>&nbsp;ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>ÜÇ SANIĞA DA HAPİS CEZASI</strong></p>

<p>Yapılan yargılama sonrası&nbsp;<strong>Noter Başkâtibi Hasan Tokmak,</strong>&nbsp;rüşvet almak ve resmi evrakta sahtecilik yapma suçundan toplam 10 yıl 11 ay hapis cezası aldı. Hüseyin Kara iki ayrı suçtan 8 yıl hapis cezası alırken, Selim Sayılgan ise üç ayrı suçtan 19 yıl hapis cezası aldı.</p>

<p><strong>VERİLEN CEZALAR ONANDI</strong></p>

<p>İlk derece mahkemesinin verdiği karar İstinaf Mahkemesi’ne taşındı<strong>. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi,</strong>&nbsp;13 Haziran tarihli kararı ile, ilk derece mahkemesinin verdiği tüm sanıklar yönündeki kararı onadı. (Halk Tv)</p>

<p><strong>www.netturk.com.tr</strong></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>OLAY'YERİ</category>
      <guid>https://www.netturk.com.tr/kervansaray-holdingi-cokusu</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Jun 2024 12:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://netturkcomtr.teimg.com/crop/1280x720/netturk-com-tr/uploads/2024/07/kardes.png" type="image/jpeg" length="42156"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[#Makam tuvaleti, başsavcılıktan etti!]]></title>
      <link>https://www.netturk.com.tr/makam-tuvaleti-bassavciliktan-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.netturk.com.tr/makam-tuvaleti-bassavciliktan-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><u><strong>NET TÜRK TV</strong></u></p>

<p></p>

<p><strong>HABER -</strong>&nbsp;Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun (HSK) kararnamesiyle görev yerleri değiştirilen 4 bin 299 hakim ve savcı arasında Antalya Kaş Adliyesi'ndeki 'makam tuvateli' krizinin başrolündeki başsavcı Gökhan Feyzoğlu da yer aldı. Feyzoğlu başsavcılık görevinden alındı.&nbsp;&nbsp;</p>

<p>Olay mayıs ayında Kaş Adliyesi’nde yaşandı. Avukat Hakan Tüzen, adliyede tuvalete doğru yürürken Feyzoğlu "Burası personel tuvaleti" diyerek tuvaleti kullanmamasını istedi.&nbsp;</p>

<p>Bu durum, Tüzen ile Feyzoğlu arasında tartışmaya neden oldu.&nbsp;"Ben başsavcıyım. Bu tuvaleti kullanmana izin vermiyorum" diyen Feyzoğlu’na, Tüzen “Avukatım ve bu tuvaleti kullanma hakkım var" karşılığını verdi.</p>

<p>Tartışma büyüdü, başsavcının koruma polisi Tüzen’i zorla tuvaletten çıkardı. Olayla ilgili tutanak tutuldu, tartışma HSK'ye şikayete kadar ileri gitti.</p>

<p>Bir süre sonra Kaş Adliyesi'ndeki tuvaletin kilidi değiştirildi. Avukatların tuvaleti kullanamadığı 9 günün ardından tepkiler sonrası tuvalet yine herkesin kullanımına açıldı.&nbsp;</p>

<p>'Makam tuvaleti' kriziyle tartışma yaratan Gökhan Feyzoğlu, bugün yayınlanan HSK kararnamesiyle başsavcılık görevinden alındı.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Feyzoğlu Afyon savcısı olarak atandı.</p>

<p><strong>www.netturk.com.tr</strong></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>OLAY'YERİ</category>
      <guid>https://www.netturk.com.tr/makam-tuvaleti-bassavciliktan-etti</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Jun 2024 18:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://netturkcomtr.teimg.com/crop/1280x720/netturk-com-tr/uploads/2024/06/bassav.png" type="image/jpeg" length="52302"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bir 'ROK' rezaleti!]]></title>
      <link>https://www.netturk.com.tr/rezalette-son-nokta</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.netturk.com.tr/rezalette-son-nokta" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><u><strong>NET TÜRK TV</strong></u></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>HABER </strong>- Gazeteci Nagehan Alçı, geçen sene boşandığı programcı Rasim Ozan Kütahyalı'dan gördüğü psikolojik ve fiziksel şiddetin boşandıktan sonra da devam ettiğini anlattı.</p>

<p>Sosyal medya hesabı X'ten paylaşımlar yapan Alçı, "Klavyenin başındaki en zor dakikalarım bunlar.&nbsp;Yıllardır kendime itiraf edemediğim, içimde biriktirdiğim bazı <img align="left" alt="Rok-1" height="350" src="https://netturkcomtr.teimg.com/netturk-com-tr/uploads/2024/06/rok-1.jpg" width="580" />gerçeklerden bahsetme vakti geldi…İnsan bazen hayatla tuhaf mücadele yöntemleri buluyor. Çeşit çeşit savunma mekanizmaları icat ediyor. Başkaları için avaz avaz bağırırken kendi için hep susuyor, içine atıyor" diyerek sözlerine başladı.</p>

<p>Çok uzun yıllar psikolojik, fiziksel ve ekonomik bir şiddet sarmalının içinde yaşadığını ifade eden Alçı şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><strong>YILLARCA KORKUDAN BOŞANMAYA CESARET EDEMEDİM</strong>: Evliliğim boyunca maruz kaldığım şiddet ve korkunç boyutlardaki manipülasyonun üzerini çocuklarıma bu hikayeyi miras bırakmayayım, böyle bir şeyle anılmasınlar, kendi mağduriyetim işimin önüne geçmesin, diyerek örttüm. En büyük pişmanlığım onca zaman yaşadıklarım sanki kendi kusurummuş gibi susmuş olmamdır. Uğradığım şiddetle kendi kendime baş etmeye çalıştım. Yıllarca bunları-kendi şahit oldukları hariç- ailemle dahi paylaşmadım. Bunun yalnızca iki istisnası var…&nbsp;Kardeşim Lalehan Gülle ve avukatım Gözde Egemen . İkisi de her şeye şahit…Yıllarca korkudan boşanmaya cesaret edemedim. Korunmak için kapıya polis çağırdığımı, geldiklerinde haberlere konu oluruz çocuklar kötü etkilenir diye vazgeçip geri gönderdiğimi bilirim.</p>

<p><strong><img align="left" alt="Nag Rasim" height="316" src="https://netturkcomtr.teimg.com/netturk-com-tr/uploads/2024/06/nag-rasim.webp" width="268" />DAYATILAN BOŞANMA ŞARTLARINI KABUL ETTİM:</strong>&nbsp;Şimdi açıp çekmecelere bakıyorum, Gözde ile hazırladığımız 2019 tarihli boşanma dilekçeleri var…Hiç birini işleme koyamamışım… Nihayet geçen yıl cesaretimi toplayıp sırf bu şiddet ve işkenceden kurtulmak için dava açtım fakat yine tehdit edilerek bana dayatılan boşanma şartlarını kabul ettim.</p>

<p><strong>ANCAK BOŞANMAKLA KURTULAMADIM:</strong>&nbsp;Ancak boşanmakla da şiddetten kurtulamadım sevgili hemcinslerim… Her gün hakarete ve iftiraya uğramaktan, tehdit edilmekten kurtulamadım. Ama artık susmayacağım. Gerekli hukuki süreçleri başlatıyorum. Hukuka ve adalete güvenim tam. Şayet benimle empati kuran kadınlar varsa, onlara diyorum ki sizi çok iyi anlıyorum ama lütfen susmayın! Sustukça şiddet devam ediyor. Boşansanız da ediyor.&nbsp;Sizi kendi malı, yönetebileceği bir kukla gibi gören, aşağılayarak özgüveninizi ayaklar altına alan, size el kaldıran, yıllarca biriktirdiğiniz emeklerinizi sömüren, çalışmalarınız karşılığı kazandığınız tüm kazancınızı elinizden alan erkeklere karşı sesinizi yükseltin. (Duvar)</p>

<p><strong>www.netturk.com.tr</strong></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>MEDYA'ZADE, OLAY'YERİ</category>
      <guid>https://www.netturk.com.tr/rezalette-son-nokta</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Jun 2024 15:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://netturkcomtr.teimg.com/crop/1280x720/netturk-com-tr/uploads/2024/06/rok-2.png" type="image/jpeg" length="97314"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[# Türkiye'ye getirilecek mi?]]></title>
      <link>https://www.netturk.com.tr/turkiyeye-getirilecek-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.netturk.com.tr/turkiyeye-getirilecek-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><u><strong>NET TÜRK TV</strong></u></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Adalet Bakanı <strong>Yılmaz Tunç</strong>, Oğuz Murat Aci’nin ölümüne neden olan kazayla ilgili<strong> Eylem Tok </strong>ve oğlu <strong>Timur Cihantimur</strong>’un, Türkiye’nin iade talebi üzerine ABD’de yakalandığını açıkladı.</p>

<p><strong>Bakan Tunç </strong>sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “<em>ABD Adalet Bakanlığı yetkililerinden bugün (dün) aldığımız bilgiye göre Eylem Tok ve oğlu Timur Cihanti- mur ABD’de iade talebimiz kapsamında yakalanmışlardır. Süreci Bakanlık olarak yakından takip ediyoruz” </em>dedi.</p>

<p>Eyüpsultan’da 1 Mart 2024 tarihinde meydana gelen kazada Timur Cihantimur’un kullandığı otomobil, yol kenarında arıza nedeniyle park halinde bulunan 3 ATV tipi araca çarptı, kazada Oğuz Murat Aci hayatını kaybetti. Kaza sonrası sürücü belgesi olmayan Cihantimur, annesi yazar Eylem Tok tarafından önce Mısır’a ardından da ABD’ye kaçırıldı.<br />
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 2 Mart 2024 tarihinde saat 03.50 sıralarında İstanbul Havalimanından Mısır’a gittikleri tespit edilen anne Eylem Tok hakkında ‘Suçluyu kayırma’ suçundan, oğlu hakkında da ‘Bir kişinin ölümü ile birlikte birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet vermek’ suçundan yakalama kararı çıkarttı. 7 Mart’ta da anne ve oğlu için kırmızı bülten çıkarılmıştı.</p>

<p><strong>www.netturk.com.tr</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>OLAY'YERİ</category>
      <guid>https://www.netturk.com.tr/turkiyeye-getirilecek-mi</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Jun 2024 13:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://netturkcomtr.teimg.com/crop/1280x720/netturk-com-tr/uploads/2024/06/abd.png" type="image/jpeg" length="48138"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
